çabuk çabuk yürüyerek düşünecek, söylenen her sözü, yapılan her davranışı hatırlamaya çalışacaktı. Şimdiye kadar asla, asla buna benzer bir duyguya kapılmamıştı. Ruhunda hiç bilmediği, yepyeni, belirsiz bir dünya doğuvermişti.
Razumihin, arkalarından merdivenden inerken sordu:
“Kapını kilitlemiyor musun?”
“Hiçbir zaman kilitlemem. Ama, bununla birlikte iki yıldır hep kilit alacağım,” diye gelişigüzel ekledi.
Sonra, gülerek Sonya’ya döndü. “Kilitleyecek şeyleri olmayanlar ne kadar mutludur, değil mi?” dedi.