“Kendilerini kimsenin eğitmediğine dair şikayetler, hayatın nasıl kurulacağının öğretilmesi ricası - bütün bunlar tembel bir öğrencinin ikiyüzlülüğü ve sinir bozucu uydurmasından başka bir şey değil.”
“Siz ne yapıyorsunuz? Neden hiçbir şey yapmıyorsunuz, hayatı daha yaşanabilir kılmak için neden çalışmıyorsunuz? Neden sadece bir asalak veya hayatın düzenini bozan bir soyguncu gibi yaşıyorsunuz? Hiç utanmıyor musunuz? Hayatı yeniden inşa edecek bir sanatçı olabilirdiniz, ama siz bir solucan gibi yerlerde sürünerek, dünyayı bir pislik yığınına çeviriyorsunuz.”
Herkes yaşam koşullarının ağırlığından, karşılaştığı zorluklardan ve hayatın düzensizliğinden bahsedip dert yanıyor, fakat hayatı düzene sokmak ve daha yaşanılır kılmak adına kimsenin bir şeyler yaptığı yok. Sanki bizler hepimiz hayatın dışında bulunan seyircileriz, her birimizi sınırsız yetkilerle donatılmış hakimler olarak görevlendirmişler
İnsanlar ülkelerinin geleceğine dair taşıdıkları kişisel sorumluluğunun bilincine varmazlarsa, ülkelerinin kalkınması ve refaha kavuşması da olmayacaktır.