İş sevilip sevilmediğimizi anlamaya geldiğinde ise… Bu kadar basit bir şey, biz insanlar için inanılmaz karmaşık, bazen kaygı verici ve neredeyse her zaman dengemizi bozan bir işe dönüşür.
Öyleyse kuşlardan aldığımız tek bir dersi aklımızda tutacaksak bu hiç kuşkusuz şu olacaktır:
heyecanlar ve öngörülmeyen olaylar bakımından daha zengin bir yaşam için doğayla yeniden irtibat kurmak!
Kuş kırılgan olduğunu bilir, ölçü hareket eder, hiçbir önemli işe girişmez. Sabreder.
Tekrar bütün gücün toplamak, tüm güzelliğine yeniden kavuşmak için yenilenmenin gerçekleşmesini bekler.
Yeniden doğmak için insanın kendindeki bazı şeyleri ölüme terk etmeyi bilmesi gerekir.
Kuş, sağlıkla parlayan yeni tüylerine karşılık yıpranmış tüylerini dökerken böyle yapar. Bu onun için yaşamsaldır. Bizim için de böyledir. Tüy değiştiremememiz, geçmişten kopamamamız çoğu kez ilerlememize ayak bağı olur.