Günün geri kalanını ormanda geçiriyor, ilk çağların resmini arayıp buluyor ve öyküsünü cesurca karalıyordum. İnsanların acınası yanlarını yakalıyor, hiç sakınmadan insan doğasını tüm çıplaklığıyla ifşa ediyor, onu biçimsizleştiren, başkalaştıran zamanın ve olayların seyrini kovalıyor, insanın yarattığı insanla doğal insanı mukayese ederek onlara sözde mükemmeliyetleri içinde yer etmiş sefaletlerinin gerçek kaynağını gösteriyordum. Jean-Jacques Rousseau
Rousseau ormanda yürürken, dünyevi duyguların sağanağından kurtulmuş, toplumsal arzuların artık nüfuz etmediği, nihayet ilk zamanlardaki gibi atan yüreğindeki coşkuyu dinler.