Benim inancım, insanların da birer makine olduğudur; bizler sadece analog makineleriz. Eğer insanların düşünebildiğine inanıyorsak bir gün, düşünebilen dijital bilgisayarlar tasarlamaktan bizi alıkoyacak hiçbir şey de yok demektir. Aksine, makinelerimizin günü geldiğinde düşünmeye başlaması ve bir gün bizimkilerle çatışacak olan duygular, görüşler ve kendini koruma arzusu geliştirmeleri de kaçınılmazdır.
Kendi suretimizde makineler yapmak insani bir çabadır ve insan doğasının merak, estetik, kibir ve gösteriş gibi belirli duyguları -özellikle de merak ve estetik- bizi devam etmeye zorlayacaktır.
Sinir ağları sadece deterministik fonksiyonlardır. Onlara yeterince yakından baktığımızda sadece, sınıflandırıcı olan yapay nöronlar tarafından gerçekleştirilen basit işlemlerin bileşimleri olduklarını görürüz.
Biyolojiden esinlenilmiş olmasına rağmen sinir ağları ile ilgili mistik veya gizemli hiçbir şey yoktur. Sinir ağları, sadece bir dizi matematiksel formülü değerlendiren fiyakalı hesap makineleridir.
Bir kere biyolojik beyninizin bir sinir kavşağından diğerine elektronik kopyası, bir düşünce silsilesini kendi kafatasınızın içindeki bileşenlerle yürütüldüğünde sarf edilecek bir yıllık zaman yerine sadece otuz saniyede halleder. Aynı makine, kendi beyninizde yürütülmesi yetmiş yılı bulacak düşünsel yaşamınızı sadece yarım saatte bitirir. Zekâ, açıkça görünen o ki ilginç bir geleceğe sahiptir.