Kendi adıma şöyle söyleyeyim canım, ben kitabım çıktıktan sonra kalkıp Neva Bulvarı'nda görünmeye cesaret edemezdim. Orada herkes birdenbire, "İşte bir edebiyat eseri sahibi ve şair Devuşkin geliyor, işte bu gelen Devuşkin'in ta kendisi!" dese ne yapardım! Örneğin, çizmelerimi ne yapardım o zaman? Laf arasında söyleyeyim, canım, çizmelerim baştan aşağı yama kaplı, pençe kaplı, doğrusunu söylemek gerekirse, genellikle çok tatsız bir durumda oluyorlar. İşte o zaman, herkes edebiyatçı Devuşkin'in çizmelerinin pençe pençe olduğunu öğrenirdi!