İsmail Eskiocak

İsmail Eskiocak
@suatis
https://1000kitap.com/kitap-hic-aldatmayan-bir-arkadastir--1513853
Yanlış Mail
Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür. - "Kime : Sevgili karıma Konu : Yeni ulaştım. Tarih : 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin. Not: Burası çok sıcak."
Reklam
Biraz da gülelim :)
Pazarlama Temsilcisi Coca Cola´nin pazarlama temsilcilerinden biri, Arabistan´daki görevinden hayal kırıklığı ile dönmüş ve niye başarılı olamadığını arkadaşlarına anlatmış: -Beni Arabistan´a ilk gönderdiklerinde iki sorun vardı. Arapça bilmiyordum. Halkta da okuma-yazma öyle iyi değildi. Bu yüzden, onlara vermek istediğim mesajı yan yana üç resim halinde düzenledim. Birinci resimde bir arap... Çölde kumların üzerinde sürünüyor, susuzluktan kavrulmuş, ölmek üzere. İkinci resimde arap, kumların arasında bulduğu Coca Cola´yı içiyor. Üçüncüde adam dipdiri, ayakta, canlı ve neşeli... -Eee, harika fikir. Anlamadılar mı? -Anladılar anladılar ama...Sorun da bu. Araplar sağdan sola okurlarmış meğer!..:))
Gündüz fenerle dolaşıp "dürüst bir adam arayan" Diyojen
Gerçek mutluluğun paraya, itibara ve maddesel her şeye bağımlılıkla asla mümkün olmadığını, çünkü dünyadaki en önemli şeyin hür olmak olduğunu hiç dilinden düşürmemiş. Bu nedenle bir sebeple gittiği Atina sokaklarında gündüz vakti elinde fenerle dolaşırken ne yapıyorsun diye soran etrafındakilere 'Adam arıyorum adam!' diye cevap vermiş
Diyojen Felsefesi
Bir gün, dar bir sokakta Diyojen’in karşına zengin, kibirli bir adam çıkmış. Sokakta ikisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değilmiş. Gururlu ve kibirli zengin, hor gördüğü Diyojen’e tiksinerek bakarak, “Ben bir serseriye yol vermem!” demiş. Diyojen ise kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı vermiş, “Ben veririm!”
Gölge etme yeter
Büyük İskender bir gün Korinthos'a gelir ve hakkında çok şey duyduğu o garip filozofu bizzat ziyaret etmek ister. Tabii Diyojen'in bir villası yok, sokaklarda yaşıyor. O sabah da açık bir alanda yatmış güneşlenmekte. Kendisine doğru gelen kalabalığa, yattığı yerden biraz doğrulup bakarken, İskender öne çıkar ve kendini tanıtır: -Ben büyük kral İskender'im. (I am Alexander, the great king) -Ben de köpek Diyojen'im. (and I am Diogenes the dog) Büyük kral, yerde yatan adama, kendisinden bir isteği olup olmadığını samimiyetle sorar. Diyojen de istifini bozmadan "Evet, gölge etme yeter" diyerek, dünyevi değerleri ne kadar küçümsediğini gösterir. Bu tarihi ayar sonrası, İskender, kıkırdayan adamlarına dönüp şunu der ve sahneden çekilir: "Eğer İskender olmasaydım, Diyojen olurdum."
Reklam