Roland Deschain, bir alıntı ekledi.
 20 saat önce

"Son anına kadar suçsuz olduğunu söyledi. 
Muhtemelen tanrının huzuruna çıktığında da aynı şeyi söyleyecek."

Kabuslar Pazarı, Stephen KingKabuslar Pazarı, Stephen King
Serkan, bir alıntı ekledi.
22 May 23:03

''Belki de bütün hayatım boyunca yanılacağım, yine de yüzü sempati uyandıran herkese inanmaya devam edeceğim.''
''Yani bu genç kadının suçsuz olduğuna inanabileceğinizi mi söylüyorsunuz?''
''Kardinal yalnızca suçları cezalandırmaz,'' diye karşılık verdi Milady, ''bazı erdemleri en acımasız cinayetlerden daha sert cezalandırır.''

Üç Silahşör, Alexandre Dumas (Sayfa 683 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Üç Silahşör, Alexandre Dumas (Sayfa 683 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Şinka, Badem Ağacı'ı inceledi.
 22 May 16:43 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

" ...başkalarının acılarının ziyaretçisiydi."

Kapıyı çalar; aralanan kapıdan içerdeki sefaleti, yağmurlu günde çamurda uyuyanları, ölen kardeşleri, ağlayan anaları, hapiste dövülen, ellerine sigara basılan suçsuz babaları görürüz. Şarapnel parçasının ıslığını duyar, akan kanın sıcağını hissederiz.  Bombalardan arta kalan insan etinin pişmiş kokusunu  alır; lime lime olmuş parçalarının, kova kova nasıl toplandığını görürüz. Savaşa dair ne varsa aralanan o kapıdan görür, biraz ağlar, biraz isyan eder sonra ziyaretin kısası makbul deyip sıcacık yatağımızda uyuruz. Malesef...

İşte bu kapıyı bize Yahudi bir yazar, Filistin'in dramını göstermek için aralıyor. 
Filistinli  fizik ve matematik dehası Ahmed'in ağzından anlatıyor savaşı; İsrail devletinin kurulmasından itibaren Ortadoğu'nun sırtında ur gibi büyümesini, Nazi'nin intikamını Filistin ve Gazze halkından almaya çalışmasını. Kitapta bir insanın ya da ülkenin başka bir insandan ya da ülkeden  intikam almaya çalışmasının manasızlığını, her Yahudi'nin aynı olmadığını ortak noktalarda buluşarak birlikte güzel şeylerin de yapılabileceğine değinilmiş.

Badem ağacı gibi değil midir insanlık da? Gövdesi insandır dallara ayrıldıkça dinlere, ırklara ayrılır. Ordan mezheplere, cemaatlere  derken kökümüzü unutur, özümüzden uzaklaştıkça uzaklaşırız. Oysa merhamet, vicdan evrenseldir. Dili, dini, ırkı olmaz. Her insanda bulunur ama bazılarında daha fazladır işte. O insanlardan biridir Nora, o gövdeye sıkı sıkı tutunanlardan. Ben insanım deyip Siyah'la Beyaz'ı bir kucaklayanlardan. Ve  İsrailli bir Yahudi olduğu halde Filistinli Müslümanları savunanlardan. Yazarın kendisiyle özleştirdiği  ve çoğu düşüncesini onun ağzından verdiği benimse en sevdiğim karakteridir.

Yahudi bir yazar, Filistin'i ne kadar anlayabilir, anlatabilir diyorsanız -benim gibi-, genellikle objektif olarak yaklaşabilmiş. Objektif olamadığı yerler de tabi ki var. Ahmed'in artık Batı'dayız çıkar şu başındaki çirkin şeyi, demesi inançlara yapılan bir hoşgörüsüzlüktür. Müslümanları cahil, geri kalmış insanlar olarak göstermesinden hoşlanmadım. Elbette savaşlar olmasın her daim barış  olsun istiyoruz. Ama ülkem kan gölüne dönmüşken savaşı cahiller yapar, diyerek kaçıp yeni bir hayat kurmak fazla bencilce değil mi?  Bir de Filistin'in yokuluşuna dur demek için kurulan örgütlere "terörist" denilmesi onların cahil olarak görülmesi, tüm şehitlerimize yapılmış bir haksızlık olmaz mı?  Abbas'ın torununun Amerika bize bomba gönderiyor diye teşekkür etmesi, Amerika'nın mültecilere kucak açan, onlara maddi-manevi destek olan bir ülke gibi gösterilmesini kabullenemedim, hiç sevmedim!..

Buralar haricinde güzel, kolay okunur, olayların hızlıca yaşandığı, akıcı bir romandı. Edebi açıdan  güçlü diyemem  ama yaşananları bir kez daha hatırlatan, düşündüren ve sorgulatan bir eserdi.

Keyifsiz okumalar...

Pandora kutusu belki de mitolojinin zaman aşımına uğramayan tek unsuru. Her defasında formu değişiyor ve çok sefer oy sandığına bürünüyor.
İlahi komedya!
Ama pusulular hep suçsuz.

Onur Kanık, bir alıntı ekledi.
21 May 21:09 · Kitabı okudu

KABAK HİKÂYESİ (Cilt 5 1335-1420. Beyitler s.112-118)
Bir Hanımefendi Bir Hizmetçi ve Bir Eşek… İhtirasın acı sonuçları

Bir halayık (hizmetçi) şehvetin çokluğundan hırsının fazlalığından bir eşeği kendisine alıştırmıştı. O eşek kendisine yakınlaşmayı adet edinmiş insana yakın olmayı öğrenmişti.

1335. O hilebaz halayığın bir kabağı vardı. Eşek kendisine ölçülü yaklaşsın diye kabağı eşeğin aletine takardı. Yakınlaşma zamanında aletin yarısı girsin diye bu işi yapmaktaydı. Çünkü eşeğin aleti tamamı ile girse rahmi de parçalanırdı damarları da.

1340. Onda hiçbir illet görünmedi kimse bunun iç yüzünü haber veremedi.
Kadın bu işin aslını adamakıllı araştırmaya başladı. Eşeğin haline dikkat edip dururken bir de ne görsün? O halayık eşeğin altına yatmıyor mu? Bunu kapının yarığından gördü bu hale pek şaştı.

1345. Eşek erkekler kadınlara nasıl yakınlaşırsa aynen onun gibi halayığa yakınlaşmış işini becermekteydi.

1350. Sustu halayığa hiçbir şey söylemedi. Bu işe tamah ettiği için işi gizledi. Halayık bütün fesat aletlerini gizleyip kapıyı açtı. Yüzünü ekşitip gözlerini yaşartarak dudaklarını oynatmaya başladı güya oruçluyum demek istiyordu. Eline sapı yıpranmış bir süpürge aldı develerin yatması için ahırı süpürüyor göründü. Elinde süpürge kapıyı açınca kadın dudak altından seni usta seni dedi.

1355. Yüzünü ekşittin eline süpürgeyi aldın iyi. Fakat yemeden içmeden kesilmiş eşeğin hali ne? İşi yarıda kalmış öfkeli aleti oynayıp durmada. Gözleri kapıda seni beklemede.. Bunu dudağı altından söyledi halayıktan gizledi. Onu suçsuz gibi ululayıp Dedi ki: Tez çarşafını başına al. Filan eve git benden selam söyle. Şunu söyle böyle yap şöyle et. Neyse ben kadınların masallarını kısa kesiyorum.

1365. Şehvet isteği gönlü sağır ve kör yaptı mı eşeği bile Yusuf gibi nurdan meydana gelmiş bir ateş parçası gösterir. Nice ateşten sarhoş olmuşlar vardır ki ateş ararlar kendilerini de mutlak nur sanırlar. Yalnız Tanrı kulu böyle değildir. yahut da Tanrı birisini çeker çevirir de yola getirir yaprağı döndürür bu da başka! Böyle olan o ateş hayali bilir o hayalin yolda eğreti olduğunu anlar. Hırs çirkinleri güzel gösterir. Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.

1370. Şehvet yüz binlerce iyi adı kötüye çıkarmıştır. Yüz binlerce akıllı fikirli adamı şaşkın bir hale getirmiştir. Bir eşeği bile Mısır Yusuf’u gibi güzel gösterdikten sonra o çıfıt bir Yusuf’u nasıl gösterir? Pisliği afsunu ile sana bal göstermede iş inada bindi mi balı nasıl gösterir? Bir düşün artık. Şehvet yemeden olur az ye. Yahut bir kadın nikahla da kötülükten kaç. Yedin içtin mi şehvet seni harama çeker. Ele gireni elbet harcetmek gerektir.

1380. Kadın kapıyı kapadı sevine sevine eşeği kendisine çekti cezasını da tattı ya! Eşeği çeke çeke ahırın ortasına getirdi. O erkek eşeğin altına yattı. O kahpe de muradına ermek üzere halayığın yattığını gördüğü sekiye yatmıştı.

1385. Eşek ayağını kaldırıp aletini daldırdı. Eşeğin aletinden kadının içine bir ateştir düştü. Alışmış eşek kadına abandı aletini ta hayalarına kadar sokar sokmaz kadın da geberdi. Eşeğin aletinin hızından ciğeri parçalandı damarları koptu birbirinden ayrıldı. Soluk bile alamadan derhal can verdi. Seki bir yana düştü o bir yana. Ahırın içi kanla doldu kadın baş aşağı yıkıldı öldü. Kötü bir ölüm kadının canını aldı.

1390. Kötü ölüm yüzlerce rezillikle gelip çattı babacığım. Sen hiç eşeğin aletinden şehit olmuş insan gördün mü? Kuran’dan rezillikle azap edilmeyi duy da böyle kepazelikle can verme. Bil ki bu hayvan nefis bir erkek eşektir. Onun altına düşmekse ondan daha kötü ve ayıp bir şeydir. Nefis yolunda benlikle ölürsen bil ki hakikatte sen de o kadın gibisin. Tanrı nefsimize eşek sureti vermiştir. Çünkü suretler huylara uygundur.

Mesnevi, Mevlana Celaleddin-i RumiMesnevi, Mevlana Celaleddin-i Rumi

"İnsanları anlamaya çalışma, anlamaya çalıştıkça suçsuz da olsan suçlu sen olursun. Bırak anlamayan anlamasın sadece uzak et hayatından böyle insanları. Ne yıpranırsın ne de üzülürsün."

Elif Peksöz, Ermeni Kızı Kürt Anası'ı inceledi.
21 May 17:54 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

1. Dünya Savaşı esnasında osmanlıya karşı yabancı devletlere yardımda bulunan ve ülke içinde karışıklığa sebep olan bir kısım Ermeniler yüzünden suçlu ya da suçsuz tüm Sivas Ermenilerinin güneye tehcir edilişini anlatıyor yazar. Hacı Osman amca örneği ile bir dönem senin-benim kapışmaları olmadan nasıl da içiçe,biz bize yaşadığımızı gösteriyor. Tehcir esnasında ve sonrasında yaşananları anlatırken dürüstlüğün,merhametin,vicdanın dini ve ırkı olmadığını;her dinden her ırktan insan iyi veya kötü,doğru veya yanlış olabilir. İçerik olarak tatmin edici olsa da dil kullanımı,üslup ve anlatım tarzı olarak tatmin edicilikten çok uzaktı. Aynı ya da benzer cümleler ile sürekli yapılan tekrarlar,olay bütünlüğünden kopularak verilen siyasi ve tarihi bilgiler bütünlüğü ve akıcılığı bozuyordu. Aralıklı sürede okuyanlar için rahatsız edici olmayabilir ama bir solukta okuyanlar için hayli sıkıcıydı. Okumak mı?size kalmış ️ Kitapla kalın.

Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
20 May 16:54 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Her şey ta başından beri olagelmişti ve başka türlüsü de mümkün değildi. Bu olayı yargılayan yoktu. Çünkü mesele suçlu ya da suçsuz, kurban ya da câni olmak değildi. Tanrı, bir canlıyı bir başka canlıya yem olarak yaratmıştı (Yalnız insanın kaderi değişikti. O, ekmeğini alınteri akıtarak, hayvan besleyerek, böylece tabiatı kendi yararına kullanarak yaşamasını da bilirdi).

Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz AytmatovDişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Aytmatov

"Özür dilemek sizin haksız olduğunuz manasına
gelmez. Karşınızdaki insana verdiğiniz değerin, egonuzdan yüksek olduğunu gösterir" diyor Freud.

Fakat yine de "Hayatınızda hiç kimseyi suçsuz olduğunuz halde özür dileyecek kadar çok sevmeyin" diyen Rush'ı dinlemekte fayda var.