“Vaktimizi harcadığımız boş şeyler, zamanımız olmadığı yanılsamasını besliyordu. Oysa sahip olduklarımızı elimizden bırakmayı reddettiğimizde kendimizi elimizdekiyle sınırlıyor ve enerji akımını kesiyorduk. “
Karamsar,negatif, kendi görüşlerini dayatmaya çalışan, her şeyin tersini iddia eden veya sürekli kurban rolüne giren insanlar; enerji emicidirler. Korkuyla hareket ederler. Kendini bu gibi durumlardan koruyabilirsin. Bunun için biraz dikkatli olman yeter. Bu tür davranışları belirlemek çok kolaydır ve bedenin bunun için iyi bir göstergedir. Gergin, sinirli, bıkkın hissediyorsan enerjinin düştüğünü kolaylıkla anlayabilirsin.
“Bir mağazada alışveriş yapan beyaz bir kadın, mağazanın self servis restoranından bir kase çorba alıp masaya yerleşmiş. Tepsisini masaya bırakınca kaşığı almayı unuttuğunu fark etmiş ve almak için tezgaha gitmiş.
Geri döndüğünde kendi sandalyesine oturan siyah bir adamın çorbasını kaşıkladığını görmüş. Kadın içinden, ‘Bak şu utanmaz herife! diye geçirmiş.‘Ama kötü birine benzemiyor… Utandırmayayım’ diye düşünmüş.
Adamın karşısına oturup ‘ müsaadenizle’ diyerek kaseyi önüne çekmiş. Adam sadece gülümsemekle yetinmiş. Kadın yemeğe başlamış. Adam kaseyi hafifçe kendine doğru çekerek masanın ortasına getirmiş. O da kaşığını daldırıp çorbadan içirmeye başlamış. Adamın tavırları o kadar nazikmiş ki kadın itiraz etmemiş. Bu şekilde her biri sırayla yemeğe devam etmişler. Kadın bu işe çok şaşırmış. İlk başta duyduğu öfke yerini şaşkınlığa hatta tatlı bir suç ortaklığına bırakmış.
Çorba bitince adam kadına yerinden kalkmamasını söyleyerek tezgaha gidip elinde kocaman bir tabak patates kızartması ile geri gelmiş ve masanın ortasına koymuş. Kadını buyur etmiş. Kadın kabul etmiş ve patates kızartmasını da paylaşmışlar. Sonra adam ayağa kalkarak kadını başıyla selamladıktan sonra, ‘Teşekkür ederim!’ diyerek uzaklaşmış. Bir an düşünceli bir şekilde oturduğu yerde kalan kadın, gitmek için ayağa kalkıp çantasını almak üzere elini sandalyenin arkalılığına doğru uzatmış. Çantası astığı yerde yokmuş! ‘Ne kadar aptalım! Bu siyah adam kesin hırsızdı!’ diye düşünmüş.
Adamı yakalamaları için yardım aramaya başladığında gözü yan masalardan birinin üzerinde duran soğumuş ve el değmiş çorba kasesine ilişmiş. Çantası da kasenin önündeki sandalyede asılı duruyormuş. Tepsinin üzerinde kaşık yokmuş…”
- “Bütün siyahların fakir ve hırsız olduğunu mu düşünüyorsun? Bütün İtalyanların yüzeysel ve
Hayattaki gerçek hatalar sürekli olarak tekrarladıklarımızdır, diğerleri öğrenmek için eşsiz birer fırsattır. Başarısızlıktan korma, zira başarısızlık başarının habercisidir.