Ersin'in içinde birikip acı veren şey çok hafiflemiş olsa da, tümüyle yok olmamıştı. Hiçbir zaman tümüyle yok olmayacağını düşündü. İnce bir sızı halinde kalacak, zaman zaman sızlayacaktı. bu sızıyla yaşamaya alışacağını düşündü.
Hüzün böyle bir şey demek ki, diye düşündü Ersin, uzun bir sessizlik vardı içinde. Şebnem'in, Selda'nın elinden bakan gözlerine takıldı yine. Sevmiştim, dedi içinden. Ama yeteri kadar sevmeyince, çok küçülüyor insan.
Öğrendiklerimiz elbette etkiliyor hatıralarımızı, eskisi gibi olmuyor. Ama insan ilk anda coşuyor işte. Sonra bir de bakıyor ki köprülerin altından çok sular akmış. O zaman, keşke karşılaşmasaydım diyorsunuz. Hatırası daha iyiydi.