Merhabalar size yeni bir kitap yorumuyla geldim. Ben fantastik kitaplara aşığım bunu birkez daha anladım. Kitap şahane ilerliyor. Kitaba başlamadan önce enkeden bahsetmek istiyorum Ben enkeye köylü bay ve bayan uney'in kendi evlatları sandım öyle sanmamın bir diğer sebebi ise kendi evlatları olsa bu kadar sevebilirlerdi öyle ilgili ve alakalı bir aileydi. Ama gerçekler öyle değilmiş taki 15 yaşına bastığı gün gerçek babası finn ortaya çıkıyor. Neredeydi bu finn ne yapıyordu da evladını bırakıp gitti dedim başta. Kızdım da annesine biraz bir anne evladını nasıl bırakır diye. Ama kitabı okudukça anladım ki öyle olması gerekiyormuş. Neden öyle olması gerektiğini siz kitabı okuyunca anlarsınız fazla spoi vermek istemem.
Mistik konağa geldiklerinde ise hayatı bambaşka boyuta geçiş yaptı enke'nin artık babası yanında ve koruyuculuk görevini üstlenmesi gerekiyordu. Eğitimlere başladılar hemen tulpar adında bir pegasus onun bu koruyuculuk yolculuğunda yoldaş olmaya geldi Sonra savaşacağısilahını seçti. Hemen hemen hergğn eğitim aldı babasından ve konaktaki canavarlardan bahsetti. Onların insanlara nasıl bir kötülük edeceğini, konağın insanlardan insanların da konaktan uzak tutulması gerektiğini anlattı bol bol kitap okudu enke bazı geceler kitabı okurken uyuya kaldığı bile oluyordu. Ama işin garip yani enke'nin annesi hammet yoktu ortalıkta. Onuda kitabın ilerleyen bölümlerinde öğrendim.
Tulpar ne kadar hızlıydı.
Hammet'e ne olmuştu.
Seçtiği silahların özellikleri neydi hepsi ve daha fazlası
MİSTİK KONAĞIN KORUYUCULARI'NDA
#kitapalıntısı
Finn: önce kapıyı tamir edeceğiz. Onun için güçlü bir ateş lazım tulpar. Sanırım ayarlayabilirsin.
Enke: Nasıl ayarlayacak tam anlamadım. Tulpar bir ejderhaya dönüştü ve ekledi
-bak böyle!
Finn: bulduğu demiri çatlağa tuttu, Tulpar alev