Şükran Binark

Şükran Binark
@sukranbinark
Çanakkale doğumlu.Emekli kimya öğretmeni.Şule Yayınlarından Kasım 2018'de Yılanlı Hamam, Aralık 2020'de Yıldız Parlatan, Aralık 2022'de Cabir ile Ziryab- Ölümsüzlük iksirinin peşinde kitapları çıktı.
Şeyh Mircan hazretlerine göre rüyalar da kokular gibi uçucuydu. Tesirleri bir müddet insanın üzerine siner sonra yok olup giderlerdi. Nasıl her insan kendine has bir koku salgılarsa zihni de işte öyle kendine has rüyalar üretirdi. Dolayısıyla insanın zatından bağımsız bir misal aleminden söz edilemezdi.
Sayfa 20 - Şule Yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendisine bir düşman yaratması gerekiyordu kahraman olabilmek için. Bir ülke hayal etti; Gözüdönükler'in padişahı koca burunlu zalim Betyar'ın hüküm sürdüğü. Ordusuyla ona karşı açtığı zorlu savaşları kazandı. Zorlu olmalıydı ki yiğitliği de o denli yüce olsun. Doymadı başka düşmanlar yarattı. Onları da yendi birer birer. Hep kazandı. Hiç yenilmedi. Fakirler hayal etti; ne kadar cömert olduğunu göstermek için onlara yardım etti. Zekasıyla övünebilmek için aptallara ihtiyacı vardı. Gücünü göstermek için asilere, merhametinin tecelli edebilmesi için suçlulara.
Sayfa 87 - Şule Yayınları·Kitabı okudu
Aklını yitirmiş bir dünyada akıllı kalmak çok ızdırap vericiydi.
Sayfa 130 - Şule Yayınları·Kitabı okudu
Fena şekilde yaralanan ve büyük acılar çekmesi beklenen biri, yaşadığının şokuyla bu olayı unutup hiçbir acı hissetmeyebiliyorsa William da bu şüpheyi, tahammül edilemez yaralar açabileceğinden unutmayı yeğleyip muhtemel bir ızdıraptan kendisini kurtardı ve şarkıyı daha yüksek sesle söylemeye başladı. O söyledikçe istenmeyen düşünce kayboldu. O söyledikçe günahları affolundu. O söyledikçe vücudundaki her bir yara bir anlam kazandı ve bu anlam onu cennete ulaştırdı.
Sayfa 29 - Şule Yayınları·Kitabı okudu
-Sakın aşağıya bakma! Günlerdir tırmanıyoruz ve ben hiç aşağıya bakmadım. Çoktan zirveye ulaşmamız gerekirdi ama zirve görünmüyor bile. Aslında hiçbir şey görünmüyor, tipi beyaz setler çekiyor önümüze. Neden uydum sanki şu Orhan'a!
Sayfa 55 - Şule Yayınları·Kitabı okudu