Bir yerde uzun zaman kaldığınızda, dünyanın ne kadar büyük ve uçsuz bucaksız olduğunu unutuyordunuz. O enlem ve boylamların uzunluğunu algılayamıyordunuz.
Etraf çok sessizdi.
Sessizlik dünyanın başka yerlerinde ne kadar çok gürültü olduğunu fark etmesini sağladı. Buradayken, sesin bir anlamı vardı. Bir şey duyduğunuzda, dikkatinizi ona vermek zorundaydınız.
Direnme gücü, dikkatimizin kolayca dağılabildiği bir hayatta odağımızı koruyabilme yeteneğidir. Bedenimiz ve zihnimiz sınıra dayandığında bile yaptığımız işe yoğunlaşmayı sürdürmek, dikkatimizi dağıtmadan, etrafa bakıp birilerinin bizi geçebileceğinden endişe etmeden kendi kulvarımızda yüzmeyi sürdürebilmektir..."