Kanada potansiyelin varoluşun kendisi olduğuna dikkat çeker. Bunu unuttuğumuzda gerçek potansiyelimizi de unuturuz. Nasıl ki bir evin temeli ikinci katına değil ,toprağa atılıyorsa her şeyin temelini de varoluşa dayandırmamız gerekir. Çünkü temel ,niteliklere dayanırsa evi bir hayal üzerine kurmuş oluruz ne de olsa ikinci katta havadan başka bir şey mevcut değildir. Bu da toprağa ,yani somut olana çekilmemize her şeyi havada,yani her şeyi akılda var etmemize sebebiyet verir.Bu bizi yaşamın içerisinde “olma” halinden “yapan”haline indirgeyen şeydir.Bu halde bizim zaman içerisinde sürekli bir alanda sıkışmamıza sebebiyet verir.