Şule Keçeci

Şule Keçeci
@sulekececi
Kitap incelemiyor ya da yorumlamıyorum, sadece okuduklarımdan alıntılar paylaşıyorum.
Kendi kimliğini oluşturmak için mücadele veren ve daha bağımsız olmak isteyen bir oğlan ciddiye alınmalıdır; aksi taktirde, kendisini ciddiye almayan kişileri dinlemeyi keser.
Sayfa 147·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Oğulları kendilerine meydan okuduğunda anneler de babalar da gücenir. Olumsuz veya zıtlaşmacı davranışlar ikisini de yaralar. Buna rağmen pekçok anne, oğluyla arasındaki köprüyü tamir etmeye veya yenisini kurmaya çalışır. Coğu baba ise öfkeli tepkiler verir ve kontrolü yeniden ele gecirmeye uğrasır.
Sayfa 145·Kitabı okuyor
Oğlanlara korkuları hakkında soru sormanın kültür içinde basmakalıp hâle gelmiş bazı yolları vardır. Beynim de bana, bunlar arasından bazı seçenekler sundu. Seçeneklerden biri "Korkmadın degil mi ahbap?" idi. Oysa böyle bir soru, oğlana hislerini yok sayması için açık davettir. Dolayısıyla şunu söylemeyi tercih ettim: " Bu biraz korkutucuydu değil mi Will?" O da yanıt verdi: " Hayır baba, bu çok korkutucuydu!" Soruyu bu şekilde sormanız, oğlanın duygusal gücsüzlüğünü ve kırılganlığını özgürce ifadr etmesine imkân tanır.
Sayfa 143·Kitabı okuyor
Çalışmalar, babanın bir önemli katkısının oyun arkadaşlığı yapmak olduğunu göstermektedir (bilhassa oğlanlarla oynadıkları hareketli, canlı oyunlarda). Bu ve benzeri hareketli oyunlar çocuk için son derece uyarıcıdır ve hem duygusal hem bilişsel gelişim için önemli olduğu düsünülmektedir. Ama bir anne, babanın tarzını sürekli düzeltip kendininkine uydurmaya çalıştığında (ve oğlunu bu şekilde koruduğunu düşündüğünde) aslında babanın eşsiz ve gerçek değerdeki ebeveyn niteliğibi köreltmiş olur.
Sayfa 140·Kitabı okuyor
Ankette üc yüz orta ve üst düzey yöneticiye, babalarıyla çocukken kurdukları ilişkide değiştirmek isteyecekleri tek şey ne olurdu diye sorulmuştu. Bu erkeklerin çoğunun en büyük dileği aynıydı: Keşke babamla daha yakın olsaydık ve keşke babam hislerini daha çok ifade etseydi.
Sayfa 138·Kitabı okuyor