“Yapbozun eksik parçaları yerine oturduktan sonra neler olacağını görmek isterim. Bu bölümden sonra neler olacak? Hikâyelerin beni en çok cezbeden kısmı budur. Şimdi gün yüzü görme sırası kimde, bir kahramanda mı yoksa bir hainde mi? Eminim ki anlatılacak hikâyeler henüz bitmedi.”
Serinin bu kitabına olan eleştiriler nedeniyle endişe etmiştim, ben de aynı sebeplerle memnun kalmayacağım diye ama neyse ki benim nezdimde yaşanmadı bunlar. Favorim tabii ki değişmedi, bence ikinci kitap serinin en iyisiydi ama ufak tefek tutarsızlıklarına rağmen bu kitabı tam puanla taçlandırmamdan mahrum bırakmak istemedim. Eğlendirdiği için... Çünkü kurguyu beğendim, evrenin içine çekildim. O yüzden serinin devamını da heyecanla bekleyeceğim. Cehennem prenslerinin aşk hikâyelerini, her birinin hikâyesini okumayı inanılmaz istiyorum ki zaten seriye Haset'in hikâyesiyle devam edeceğiz diye biliyorum...
Ne kadar korkunç olsa da aşkın gücü böyle bir şeydi. Şefkat ve aydınlığı müjdelese de tek bir kor parçası amansız bir cehennem ateşine dönüşebilir, yoluna çıkacak herkesi küle çevirebilirdi. Aşk, belki de günahların altın madalyasıdır; iki yüzünden de başka bir âlem yansır.