0 günden sonra İbrahim, hayatı boyunca sofrasına yalnız oturmadı. Yalnız oturacağını anladığı an sokağa çıktı. Kimi gördüyse, tuttu kolundan sofrasının başköşesinde misafir etti.
O böyle davrandıkça Yüce Allah, İbrahim'in rızkını bollaştırdı. Zamanla sofrası eve sığmaz bir hal aldı. Sokaklara taşan sofralarda, tanıyan tanımayan herkes oturuyor ve karınlarını doyuruyordu. Binlerce yıl sürecek "Halil İbrahim Sofraları"nda insanlar, Yüce Allah'ın rızık- larından, nimetlerinden faydalanıyordu.
Bu sofralar Allah Dostları'nın sofralarıydı...
O, yarattığı her canlının sahibidir. Rızkı ancak Allah verir! Ey İbrahim! Şimdi hal böyleyken, Allah kendisine inanmayanlara dahi gündüzlere güneş, sofralara aş, kursakla- rina lokma, bedenlerine nefes, hastalarına şifa, dertlileri- ne deva verirken kendine inananı, inanmayanı ayırmıyor da, kul halinle O'nun verdiği rızkı paylaşmayarak sana ne oluyor?