Ayaklı kütüphane olmaya lüzum yok. Çok bilgili olmaya lüzum yok.
Sahabe-i kirâm, bir rivayette beş âyet, bir rivayette on âyet ezberler; onlarla amel ettikten, onları hayatlarına tatbik ettikten, onlarla yaşamaya başladıktan sonra on birinciye geçerlerdi...
Biz çok şeyler biliyoruz. Çok şeyler duyuyoruz. Ama maalesef parasının zekâtını vermeyen zengin gibi, bildiklerimizle amel etmiyoruz.
Şükredilecek nimetler pek çok, fakat en çok şükür icap ettiren, namaz nimetidir. Günahlarımızı affetmek için, bizi Allah'a yaklaştırmak için, namaz farz kılınmış. Namaz dediğimiz bu nimet, öyle bir nimet ki, namaza giderken attığımız adımların birisi, "Allah'ım okuluna rahmet eyle, merhamet eyle, günahlarını affeyle" der; ötekisi, "Cennetteki makamını âlî eyle Ya Rabbi" der. Attığımız adımlar dua olur.