Herhangi bir davaya çağıran bir kimsenin her şeyden evvel o davanın prensip ve esaslarını bizzat kendisinin yaşayarak güzel bir örnek sergilemesinin gerekliliği ortadadır. Yani yaşayış, davet metotları içerisinde mühim bir yer tutar. Peygamberlerin tamamı da davet ettikleri hususları herkesten önce bizzat kendileri yaşamışlar, düşmanları bile onları takdir etme mecburiyetini hissetmiştir.
Geleceğin insanını yetiştirmek için bilgiden bilince, bilinçten bilgeliğe, bilgelikten erdeme ulaşmak gerekir. Doğru olduğu kadar güzel olan insanlar yetiştirmek gerekir. Kişilikli insanlar için doğru bilgi muhakkak edebe yaslanmalıdır. Sadece ülkemizde değil, öncelikle İslâm dünyasında ve genelde dünyada bilgisi, duygusu ve ahlakıyla önder bir nesli hedeflemeliyiz.