Her gün, hem yeni bi macera, hem de tarih zincirinin sıradan bir halkasıdır.
Her insan, hem kendi başına ciltlere sığmayan bir roman, hem de insanlık kitabının sararıp solmaya aday bir sayfasıdır.
İsterseniz direnme gücünüzü müebbet izne gönderebilirsiniz.
İsterseniz mazlum insanların gözlerindeki ferleri bir hamlede söndürebilirsiniz.
İsterseniz günleri yaşanmaz kılanlarla aynı maskeli baloya katilabilirsiniz
İsterseniz yaşanmış bazı anların zabtini tutmaması için tarihten ricacı olabilirsiniz
Yapamayacağınız tek şey acılar matematiğindeki bir ilkeyi değiştirmektir:
Sıfırı neyle çarparsanız çarpın sonuç sıfırdır.
Siz gerçekten yaradanla hiç konuşmuyorsunuz!
Seslerin duaya dönüştüğü bir seyrü seferden haberiniz yok. Küçük iltifatlarda bulunuyorsunuz O'na. Günahlarınızı tutup getirmiyorsunuz huzuruna. Keskin, samimi ve yalın değil dilinize gelen, avucunuza biriken dualar. Yalnız soğuk tekerlemeler ve otomatik formüller var dilinizde. O'ndan istemeyi bilmiyorsunuz. O'nu yaşamayı dillendiremiyorsunuz.