En nihayetinde telaşsızca küle dönmeni izleyecek zaman... Hayatın boyunca sevildiğinin kat kat fazlasıyla dolup taşmış bir kalbi avuçlarının ortasına bırakan da zamanın ta kendisiydi sonuçta.
Bir ormanda kaybolduğunda karanlık seni takip eden her adımını yutar. Çünkü adım atmayı bırakmadığın gibi karanlıkla başa çıkmayı da ancak bu şekilde öğrenirsin. Fakat ormanın içinde kaybolmuşken bir çıkış yokmuş gibi göründüğünde orada kalmayı seçmek, koşulsuz şartsız bir teslimiyettir.
Bana kalırsa sevdiğin biri için yemek yapmak o kadar da azımsanacak bir şey değil. Yemeği yapan kişinin karşısındakini ne kadar tanıdığını ve onu ne kadar önemsediğini gösterir. Yapan kişi, yemeğin tadını tuzunu hiçbir zaman kendisine göre ayarlamaz; yemeği yiyecek kişilerin sevdiği tuz, yağ, baharat, lezzet derecesinin ortalamasıyla ilerlemeye çalışır ki herkes mutlu bir şekilde yiyebilsin. Amaç doymak gibi görünse de asıl keyifle doyuyor olmak, ruhu iyileştiren bir eylemdir, Martin."