Her meslekte olduğu gibi öğretmenler arasında da mesleklerine yabancı kimseler vardır. Bunlar meslek sahibi (zanaatçı) bile değildirler. Bunlar öğretmenlik görevini hor gören mesai düşkünleridir. Böylelerine dostça öneride bulunuyorum. Mesleklerini terk etsinler. Kendilerine daha başka iş arasınlar! Gitsinler, tüccar olsunlar... Resmi kurumlarda memur olsunlar... Gitsinler ki daha canlı daha yüce ruhlu insanların bulunması gereken kutsal görevlere layık olanlar gelsin!
Aydın olmak demek, modaya uygun elbise, şapka giymek ve kolalı gömlek giyinmek demek değildir. Aydın kesim, halkın beyni konumundadır. Halkımız sizi iyi bir eğitim aldıktan sonra yüksek bir gelir elde edesiniz, geceleri eğlenesiniz diye o konuma getirmemiştir. Böyle olanlar gerçek aydın olamaz. Onlar yozlaşmışlardır.
"Bu milletler (İsveç, Fin) çok okuyor. İhtiyarı genci, kadını erkeği, zengini fakiri okuyor. Stockholm'de olsun, Helsinki'de olsun tramvayda, otobüste, şimendiferde elinde kitap ve gazete bulunmayan bir adam göremezsiniz. Her devlet dairesinin kendine ait bir kütüphanesi, her semtin ayrı okuma salonu bulunmaktadır."