"Sinema bir sanat dalı olarak kabul görüyor ve bundan övünç duyuluyor. Bu statüsü ona diğer yüzünü perdeleyen bir kutsallık atfediyor: Sinema her şeyden önce bir endüstri. "Kültürel" sıfatının yakıştırılması, ona paranın ve erkeklerin hükmettiği gerçeğini değiştirmiyor."
"Kadının rızası var argümanını kullanmak: Ayrımcı stereotipler kimi zaman ağırlığını öylesine hissettirir ki kadınlar tarafından olduğu gibi benimsenir ve içselleştirilir. 20. yüzyıla kadar kadınların çifte standarda verdikleri destek, cinsiyet eşitliğinin önündeki en büyük engellerden biri olmuştur."
"Evlilikten daha yaygın başka ne vardır mesela? Oysa evlilik, ailesinden ve arkadaşlarından koparılmasının yanında adı da sökülüp alınan kadının doğurganlığını, sadakatini ve sevgisini kanıtlayacağı yabancı bir aileye nakledilmesinden başka bir şey değildir. Travmaya varabilecek bu kök sökme işlemine asla bu gözle bakılmıyor."
"Bana göre aşk meselelerindeki kibarlığımızın kökeni, Fransa'daki erkeklerin kadınlarla birlikte büyük özgürlük içinde yaşamasından kaynaklanıyor."
PIERRE DANIEL HUET
*Diğer taraftan, Fransız kadınlarının keyfini sürdüğü bu "özgürlüğün" komşularımızın cephesinde ahlaksızlıklıkla eşanlamlı olduğunu söylemek hep unutuluyordu.