Süreyya

Süreyya
@sureyy4
Yabancılaşmanın ağırlığı*
"Bir şeyleri bulma nedenimiz onları arıyor olmamızdır."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hiçbir şey bilinçsizce yapılmaz. Her şey ya bilinçlidir ya da bilincin daha derin bir boyutunda olur.
"Yalnızca şimdinin ve bu anın içine sıçrayın."
Zihin pek çok sistem, pek çok metot geliştirir. Şöyle der: "Yaşadığım hayat biçimini terk edersem daha üstün bir şeye ulaşacağım." Bu çok saçmadır. Ama zihin yine de Tibet'te bir yerlerde, Meru Pravat'ta bir yerlerde "gerçek bir şeyin" olduğuna inanmayı sürdürür. Kalpte ise çatışma vardır: Oraya nasıl ulaşmalı? Oradaki üstatlarla nasıl temasa geçmeli? Zihin daima bir şeyleri başka bir yerlerde arar; asla şimdide ve burada değil. Zihin hiçbir zaman burada değildir. Her teori insanlara cazip gelir: "Meru Dağında gerçek bir şey şimdi oluyor! Oraya git, üstatları bul ve değiş!" Böyle şeylerin kurbanı olmayın. Bazı gerçeklere dayanıyor olsalar da inanmayın. Birisi size bir şeyin gerçek olduğunu söylüyor ama ona kapılma nedeniniz yanlış. Gerçek şimdi ve burada; sizinle. Onun üzerinde kendi başınıza çalışın. İnsan Meru Dağına da gidebilir ama sonuçta yine kendine dönmek zorundadır. En sonunda Meru Dağının da, Tibet'in de burada olduğunu fark eder: "Burada, benim içimde. Bense başka her yerde arayıp durmuşum..."
Varoluş asla durağan ve tutarlı olamaz, asla. Oysa bir sistemin tutarlı olması gerekir. Bu yüzden hiçbir sistem varoluşu açıklayamaz.