"Eğer düş gördüğümü düşünüyorsan gerçeklik ve düşü birbirinden nasıl ayıracaksın? Size Tanrı'nın yanıltıcı olmadığını söylerse, o zaman ona Tanr'nın gerçekliği göstermek için bazen bizi yanılttığını söyleyin."
Denk geldikçe dostlarla paylaşmaktan hoşlandığım bir metni sunmak istiyorum size. 1816 yılında, Baltimore kentindeki eski bir tapınağın duvarına kazılmış bu metin, şöyle diyor :
Gürültü ve patırtının ortasında sükunetle dolaş;
Sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma.
Başka türlü davranmak, açıkça gerekmedikçe
Herkesle dost olmaya çalış.
Ama kimseye teslim olma.
Telaşsız ve açık seçik konuş.
Başkalarına da kulak ver.
Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları;
Çünkü dünyada herkesin bir hikayesi vardır.
Yalnız planlarının değil,
Başarılarının da tadını çıkarmaya çalış.
Ne kadar küçük olursa olsun işinle ilgilen.
Hayattaki dayanağın odur.
Olduğun gibi görün.
Sevmediğin zaman sever gibi yapma.
Aşka burun kıvırma sakın;
O çöl ortasındaki çimenliktir.
Yılların geçmesine öfkelenme
Gençliğe yakışan şeyleri
Gülümseyerek teslim et geçmişe
Ara sıra isyana yönelecek gibi olsan bile
Hatırla ki, kainatı yargılamak imkansızdır
Onun için kavgalarını sürdürürken bile
Kendi kendinle barış içinde ol
Görmeye çalış ki
Bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen
Dünya yine de güzeldir.