of sonlara dogru inanilmaz baydi artik bitsin diye yalvaricak gibi oldum ama ilk bolum baya icine aldi orayi nefessiz okumustum. bir sure sonra sonsuz bilincakisi ve random bilgilerin kafaniza atilmasi sıkıyor. Bir de cevirmen notlari olmasa kitap okunmaz o da sinir bozucu
O senenin başlarında nasıl da neşe saçıyordum! Sonunda ise nasıl da dayanılmaz bir yalnızlığa düşmüştüm! ‘Nasıl bir yücelikten düştük
Bak nasıl bir derinliğe.’
Beni oldum olası bilhassa hayrete düşüren şeylerden biri de Tanrı’nın eserleri içinde en güzelleri olan iki şeyin, yani çocukluk ve saf dinin (ikisini yanlış ilkeler temelinde birleştiren) insanlığın ahmaklığı yüzünden birbirlerinin güzelliğini etkisiz kılması, hatta apaçık menfur bir birlik oluşturmasıdır. Din saçmalık, çocuk da münafık olur.
Yazı görür, mezarı ise düşüncelerimizle tavaf ederiz; ihtişam çevremizde, karanlık ise içimizdedir. İkisi çarpıştığında ise birbirlerini göze çarpar hale getirirler.