"Tanrı'nın güneşi bu denli güzelse, sen bir de ötekini düşün."
"Hangi öteki güneşi, Adam? Çok büyük olan bunu tanıyorum bir tek."
"Daha da büyük olan bir başkasından sözetmek istiyorum. Yüreğimizde doğan güneşten. Umutlarımızın güneşinden. Düşlerimizi de uyandırmak için göğsümüzde uyandırdığımız güneşten."
"Unut, Zeze, bir işe yaramaz. Yavaş yavaş unutacaksın, unutacaksın, yeniden düşününce de her şey öylesine uzaklarda olacak ki artık hiç acı çekmeyeceksin."
"Bana gerçeği söyle. Canım acıyacak mı?"
"Hiç acımayacak."
"Ama yüreğimi yemeyeceksın, değil mi?"
"Yıyeceğim ama hafıften, bir bulutu çiğnermiş gibi."
"Ya bir gün babam yüreğimin filmini çektırirse?"
"Kimse bir şey keşmetmeycek. Çünkü zamanla tıpatıp önceki yüreğinin biçimde bir yürek olacağim."