Gerçeklerimizi ve hikayelerimizi saklarsak, sırların kendisi travma, kendisi hapishane olur. Acıyı hafifletmek bir yana, kabullenme fırsatını reddettiğimiz şeyler, tuğla duvarlar ve demir parmaklıklar kadar kaçılamaz olur.
Kayıplarımızın, yaralarımızın, hayal kırıklıklarımızın yasını tutma iznini kendimize vermezsek, onları tekrar tekrar yaşamaya mahkumuzdur.
Özgürlük yaşamını sahiplenmekte yatar. Özgürlük, hapishaneyi tuğla tuğla yıkma cesaretini toplamak demektir.