Bu eser kesinlikle idam cezasını sorgulayan çok güçlü bir eserdir. Bu roman, toplumun adalet anlayışını eleştirirken, idam cezasının hem suçlu hem de halk üzerinde yarattığı psikolojik yıkımı gösterir. Yazar, mahkumun iç dünyasını derinlemesine inceler. Korkularını, pişmanlıklarını, çaresizliklerini ve umutlarını işler. Kitap sizin adalet kavramını ve insan hayatının önemini düşünmeye sevk eder. Zaman zaman karakterin içsel düşüncelerini duyarız ve bunlar bize kaçınılmaz sonla yüzleşme sürecini bize çok yoğun bir şekilde hissettirir. Yazarın amacı sadece idam cezasını eleştirmek değil, aynı zamanda empati duygusunu hissettirmek ve insan hayatının değerini sorgulamaktır. Oldukça sarsıcı anlatımıyla okuyan kişide kalıcı bir etki bırakır.