Senden onay beklemiyorum. Rızanla ya da rızan olmadan kendi seçtiğim yolda yürüyeceğim. Sonuç ne olacak, bir fikrim yok. Ama inan bana, sonuç iyi de olsa kötü de olsa kendi yolumda yürüdüğüm için mutlu olacağıma inanıyorum.
Sadık, o akşam eve gitmek için hiç acele etmedi. Sahilde yürümeye karar verdi. Yolda yürürken bir şeyi fark etti. Eskiden kaldırım taşlarını sayardı. Şimdi ise omuzları dik, ileriye bakıyordu yürürken. Çevresinin daha çok farkına varıyordu. Dudaklarında hafif bir gülümseme ile insanlara, ağaçlara, yollara daha dikkatli bakıyordu.
Eskiden yolda sadece kendisiyle yürürdü. Şimdi ise sanki herkesle ve her şeyle berakrr olma duygusu taşıyordu. İnsanlar gözüne daha farklı görünüyordu bugün. Şimdi onları kendisini izleyen, yargılayan kişiler olarak değil kendi dünyalarında yaşayan bireylerin olarak görüyordu.
Doyumlu bir yaşamın temel şartı: ÖNCE BEN kuralıdır. ÖNCE BEN, hep ben demek değil, "Önce benim ihtiyaçlarım, sonra seninkiler" demektir. Çünkü ben olmadan biz olmak imkansızdır.