Görür görmez anlıyordun, senin inceliklerinin karşılığı var onlarda, yerlere saçılmıyordu onlara sunduğun tatlılıklar, ziyan olmuyor, ıskalanmıyordu, ki senin hiç alışık olduğun bir şey değildi bu. Ama işte o kısa çarpışmalarda bir şey oluyordu, dünya içinde dünyalar beliriyor, iki kişilik, üç kişilik adacıklar oluşuyordu anında ve sen birden,
yeniden nefes almaya başlıyordun.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan bazen ne yapsa günün sonunda kendiyle kalıyor. Balkondan Beşiktaş’ın civcivli kalabalığına da baksa, Ege’nin sessiz mavisine de. Bu, hiçbir şeyi değiştirmiyor.
Bırakmak ne zormuş. Ama bir kere bırakınca ne kolaymış her şey. Doğanın bilgeliği ne yol göstericiymiş. Ona bakıp da ne iyinin gerçekten iyi ne de kötünün gerçekten kötü olduğunu öğreniyorum şimdi.
Geçmişten ders çıkarmak hiç benlik değildi ama bazen canın o kadar acıyordu ki, aynı acıyı bir kez daha yaşamamak için kendini sandalyelere çivileyebilir, kapıları kilitleyip anahtarları yutabilirdin. Ben de aynını yaptım.