" Her istediğimizi yapabileceğimizi sandığımız anlar vardır, önden gidebilir, geri dönebilirsiniz, bunların önemi yoktur. Öte yandan, anların sıkıştığı, yeniden başlamamızın olanaksız olduğu ve atışımızın boşa gitmemesi gerektiği başka anlar da vardır. "
" Ardımda, kentin içinde, geniş ve dümdüz yollarda, lambaların soğuk aydınlığında, korkunç bir toplumsal olay can çekişiyordu: Pazar gününün bitişiydi bu. "
" Her an, ardındakini getirmek için çıkar. Her âna, bütün varlığımla sarılırım: Yerine başkasının konulamayacağını, biricik olduğunu bilirim fakat onu yitip gitmekten alıkoymak için bir şey de yapamam. "