Ne yazık ki, değiştirmek için yapabileceğim hiçbir şey yok.
İçine iyi şeyler koymaya da çalıştım oysa.
Çiçekleri örneğin, çünkü onlar olmasa, biz nerede olurduk?
Aşık olmak, derdik; ona düştü gönlüm.
Düşen kadınlardık biz.
Buna inanırdık, aşağı doğru olan bu harekete:
öylesine sevecen, uçmak gibi, ama aynı zamanda öylesine ürkünç,
öylesine sıra dışı, öylesine beklenmedik...
Komutanın dediği doğru.
Bir artı bir artı bir artı bir dört etmiyor.
Her biri tek kalıyor, onları birleştirmenin yolu yok.
Biri diğeriyle değiş tokuş edilemez.
Birbirlerinin yerine geçemezler...