kübra

bakışları yerde, hiç kımıldamadan duran çocuk gecenin çökmek üzere olduğunu hatırlayan tek kişi. bu düşünce onu ürpertiyor.
Sayfa 7·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
genç adam ağır bir sessizliğin uşak gibi önünden yürüdüğünü hissediyordu.
Sayfa 152·Kitabı okudu
“Krizlerim boyunca bir düşünce , tek bir düşünce kemirir içimi: arzularımdan, rüyalarımdan ve korkularımdan, beni bu yerküreye bağlayan her şeyden kurtulmak.. “Tekrar soluklanmak zorunda kaldı: "Krizlerimin en güçlü anında bir türlü aşamadığım bir demir çekirdeğe çarpıyorum: Benim bu. On saniyeliğine olduğun kişi olmamak, sonra, tekrar doğmak, kurtulmuş bir şekilde! Sonunda ölümün bir zorunluluk olmadığımı, sizi ezmediğini anlamak. Sürekli göğsümün üzerine peşpeşe yığılan gecelerin ağırlığını hissediyor, korkuyorum. Bu bin yılık örtüler altında ağzım aralanıyor. Boğuluyorum, kabullenemiyorum, belki çıkarırlar diye gözlerimi kapamıyorum! Toprak altında ellerim, ağzım ve alnım yok olacak m? Ve kalbimin deli gibi atışı bir anda duracak, değil mi? Hayır, ben çıkış kapısını, yani ölümü ıskalayacağım. Birbiri peşisıra gerçekleşen ölümlerimden hep daha yaşlanmış olarak uyanacağım. Bazen oyuncaklarım sayesinde bu saplantıdan kurtulduğumu sanıyorum: Onu ehlileştiriyor, gülünç hale getiriyorum. işte, o kadar uysak ki, insanı güldürüyor. Hayır, ölüm ne büyük ne de arzu edilebilir bir şey... Son parlak düşüncelerimizi de kaçırıp bizi hayvanlaştıran bir korkuluk o. Kişi bir dakika sona var olmayacağın bile bile ne diye cesaret gösterisinde bulunsun? Hava atmak için mi, Carteras? Ölüm döşeğindeki meşhur adamlarn yüzüne giydirilen azametten nefret ediyorum. Tanrım, diğerleri, ya digerleri ? Onlar nasıl yapıyor? Gırtlaklarından içeri dolan o kara zifti kabul mu ediyorlar? Oysa aralarında korkak olanlar vardı, benden bin kat daha çok korkan adamlar! Cesaret ister bu iş cesaret... Ölümün bizim rızamız olmadan gerçekleşebileceği fikrini kabullenemiyorum.
Sayfa 171·Kitabı okudu
odayı olağandışı bir sessizlik dolduruyordu. aralarındaki gerilimden mi yoksa pencerelerden, taştan siyasetçilerin, mareşallerin, önemli duvarlar üstüne kazınmış suratların uykusundan mı sızıyordu bu sessizlik?
Sayfa 170·Kitabı okudu
onun yokluğu ve onu tekrar görme arzusu, bazen göğsünde hissettiği yumruk büyüklüğündeki bir hava boşluğu bazen de patladıkları an beynini rahatlatan binlerce küçük hava kabarcığı halinde beliriyordu.
Sayfa 168·Kitabı okudu