Vakit sünnetleri, gitti mi gitti, kazası yoktur. O yüzden ömrün o çağında kılınan sünnetlere kıymamak lazım. Toplasan günde yirmi rekât; sabah namazından yatsıya kadar. Her bir rekât bir buçuk dakika sürse, toplam yarım saat. Bu kadar zamanımız yok mu?
"Yalnızlık Allah'a mahsustur." derler ama bu da yanlış bir sözdür. Allah niye yalnız olsun? Rasûlü, Habibi, Halili, melekleri, kulları var. Allah bile yalnız değil. Demek ki yalnız kalmaktan vazgeçmeli insan.
Senin günahın Allah'ın rahmetinden bol değil. Seni affetmeyecek olan âile fertlerin de kendi benliklerinden dolayı affetmiyorlar. Onlara şunu söylerim: Siz sizden af dileyeni affetmezseniz, Allah'tan hangi yüzle af dileyeceksiniz? Çünkü Hadis-i Şerîf sabit: "Rahmet edene rahmet edilir, affeden affedilir." Özür dileyen herkesin affedilmesi gerekir.
Bakın, besmelenin çok önemli bir manası vardır. Biz besmeleyi sadece dua olarak kullanırız. "Bi-ismi" ne demek? "Bi, ile" demek. "Bi ismi," yani "O'nun ismiyle..." Kimin ismiyle? Allah'ın. Nasıl Allah'ın? "Rahman ve Rahîm Allah'ın." Yani ben artık yaptığım her şeyi, Rahmân ve Rahîm Allah'ın vekili olarak, O'nun "ismiyle," O'nun "için", O'nun "namına” yapıyorum demek. Besmeleyi böyle görebiliyor muyuz? Yoksa sadece "Bana yardım etsin, günahımı affetsin, rahmet etsin, mağfiret etsin, cennette huriler, gılmanlar, köşkler, saraylar, havuzlar, kevserler versin” diye mi düşünüyoruz?