Bir dönem romanı. Zülfü Livaneli'nin de hayatından izler taşıyan eser 12 Mart'ın insanların hayatını nasıl kararttığını tek suçu kitap okumak olan Leyla ile Selim 'in hikayesi üzerinden anlatıyor. Kitaptaki şu cümle aslında bütün yaşananları özetler nitelikte: "Cehalet bilgiyi;karanlık, aydınlığı boğuyordu bu topraklarda." Bu sıkıntılar içerisinde yazar aşkı, umudu, beklemeyi o kadar akıcı anlatmış ki roman bir solukta bitiyor. Berna Moran'ın ..."Ne ki halkın destek vermediği, halktan kopuk bu radikal devrimci gençlerin şehir gerillası, romantik bir küçük burjuva girişimşydi." dediği 16 Haziran'daki işçi yürüyüşü bahane edilerek hapishanelere doldurulan üniversite gençliği burada akıl almaz işkencelere maruz bırakılmıştır. Daha önce aynı konuyu işleyen Fürüzan'ın 47'liler ve Sevgi Soysal'nın Şafak romanında yapılan işkenceler ayrıntılı bir şekilde anlatılıyordu. Bu romanda ise yazar işkenceyi daha yüzeysel işlemiş. Belki de duygusal yoğunluğu kırmama adına bunu yapmış olabilir. Bu yönüyle roman bir dönem eleştirisinden ziyade aşk kitabı izlenimi uyandırıyor.
12 Mart romanı okumak isteyenler için dönemi bizzat yaşamış yazarların eserlerini okuyabilirsiniz.
Yaralısın - Erdal Öz
Bir Avuç Gökyüzü - Çetin Altan
Füruzan - 47'liler
Gün Doğdu - Tarık Dursun K.
Şafak - Sevgi Soysal
Bir Düğün Gecesi - Adalet Ağaoğlu