Tahin Pekmez

Tahin Pekmez
@tahinpekmez
Takipleştiklerime gönderimi beğenenlere filan arada kitap,film,müzik öneririm ansızın mesaj atarsam şaşırmayın :) Ve tabi ki önerilerinize de açığım :) Psikolog buldunuz diye "sanal terapi" filan beklemeyin :)
95 okur puanı
Ekim 2016 tarihinde katıldı
Travma psikoloji içinde önemli bir çalışma alanıdır çünkü bireyin sağlıklı biçimde yaşayabilme yetisi içindeki rahatsızlıklara ait uç örneklerle ilgilenir. Bu rahatsızlıklar genellikle sınırlara ait rahatsızlıkların biçimini alır; öyle ki travmaya maruz kalan kişi diğer insanlarla sağlıklı bir şekilde işleyen sınırlarını korumakta güçlük çeker. Ayrıca travma bir biliş sorununu da ortaya koyar. Travmada zihin maruz kaldığı etkiyi kavrayamaz ve bu travmatik olay bilinç düzeyindeki zihin tarafından kabullenilemeyecek bir deneyim olarak kalır. Travmatik deneyimler genellikle kendilerini silinemeyecek biçimde vücuda kazırlar ve onları bilinç düzeyindeki farkındalığa çıkarabilmek mümkün değildir. Zihin, onları uzaklaştırarak acıya karşı kendisini savunur. Bu savunma mekanizması genellikle ayrışma biçimini alır. Örneğin ensest ilişkinin kurbanı olan bir kişi kendisini kendi bedeninin dışında ve olan biteni tavandaki bir noktadan izliyormuş gibi hayal eder. Kendisinden ayrışmayı ya da ayrılmayı mümkün kılan zihinsel yeti o kişinin acı dolu ve travmatik bir olayı kendisi deneyimlemiyormuş gibi davranmasını sağlarken, üstesinden gelecek şekilde bu olayla yüzleşememesine neden olur. Bu başarısızlık (yüzleşememe) tekrar tekrar kurban durumuna düşmek anlamına gelir. Travma kurbanları, kendilerini, genellikle geçmişte yaşanan travmayı anımsatacak durumlara düşürürler ya da kendilerine yapılanlara benzer şekilde davranarak başkalarını kurbanlaştırırlar.
Sayfa 74 - Deki Yayınevi
Reklam
Lacan'ın çalışmaları Markisizm ve göstergebilimi iç içe geçiren yeni bir film eleştirisi dalının doğmasını sağlamıştır. Bu görüşe göre kapitalizm bireysellik idealine destek vermekte ve bu da sınırlı sayıdakı kaynaklar için rekabete dayalı bir topluma neden olmaktadır. Bu ideolojiye göre toplum farklı bir şekilde örgütlenecek ve kaynakların dağılımı daha eşit biçimde düzenlenecektir
Sayfa 72 - Deki Yayınevi
Bizler, insanlar olarak, büyüdükçe ve olgunlaştıkça dünya ile etkileşime gireriz ve bunun sonucunda uya sağlıklı ve iyi işleyen ya da belirli yönlerden sağlıksız bireyler oluruz. Sağlıklı bir birey diğer insanlardan bağımsız olarak var olabilen ama yine de, aşırı saldırganlığa ya da düşkünlüğe düşmeden, başkaları ile ilişkisini koruyan bireydir. Bireyler arası sınırlara dair düşünce önemlidir çünkü bu sınırları kurabilme yetisi kişiyi sevdiklerinden bağımsız kılar ve kendi sınırları çizilmiş bir yetişkin olarak var olmasını sağlar.
Sayfa 73 - Deki Yayınevi
Kimlik/Özdeşleşme Kimlik, benliğe yani özellikle diğer-leri ile ilişkilerinden sıyrılmış/ayrılmış başlı başına bir varlığa işaret etmektedir. Kimlik, diğerleri ile kurduğumuz mevcut ilişkiler, içinde bulunduğumuz durumlar ve toplumsal roller nedeniyle (bizi etkileyen dış etmenler) her zaman karmaşık bir olgudur. Bununla birlikte kişilik tüm bunlardan ayrı bir varlıktır bir düşünme ve hissetme yolu, anıların ve deneyimlerin bir bileşimi, belirli biçimde hissetmeyi ve davranmayı sağlayan bir mizaç. Hem psikoloji hem de psikanaliz "özdeşleşme" kelimesini benlikle ilgili olarak kullanır. Psikolojide özdeşleşme büyüme sürecimizde çevremizdeki insanları taklit ederek karakterimizin şekillenme yoluna işaret eder.
Sayfa 69 - Deki Yayınevi
Tarih geçmişte kalmış olayların kaydıdır fakat aynı zamanda incelenmek üzere dondurulmuş bir geçmiştir. Sanki bir zamanlar yaşam dolu bir oda aniden, sessiz bir emirle boşaltılmış da o andan hemen sonra başka biri girmiş gibidir. O odanın içi insanlara ait izlerle dolup taşmaktadır yarısı dolu kahve bardakları, öylece bırakılmış kalemler, yarım kalmış mektuplar, bitirilmemiş işler- fakat artık odanın sahipleri geri dönmeyecektir. Yarısı bitmiş taslak artık tamamlanamayacak, yarım kalmış mektubun son cümleleri yazılamayacaktır. Sanki orada o an kayıt altına alınmış, dondurulmuş gibidir ve odanın içindeki ipuçla- rını kullanarak bu insanların kim olduğunu, nasıl düşündüğünü, neler hissettiğini ve onlara ait davranış biçimini tamamen sizin çözmeniz gerekmektedir. İşte buna arşiv denir; geride bırakılmış nesnelerden oluşan tarih-yazılı metinler ya da görsel belgeler, binalar ve kıyafetler, sanat eserleri, mahkemeler gibi kurumlar ya da bir şeyler yapmak için yol yordam. Tarih, insanoğlunun omzunun üzerinden geriye baktığında gördüğü şeydir fakat aynı zamanda şu anda bile gördüklerimiz tarihin bir parçası olmaktadır. Geçen her saniye artık tarih olmuştur.
Sayfa 55 - Deki Yayınevi
Alıntı