Öbür adamın böyle bir kaza karşısındaki becerikli tavrına imreniyorum. Ben beceriksizliğin bilinmezliğinden söz ediyorum, bu sözlerim bir kitapta yazsa kabul edilebilir belki ama burada, bu gerçeklikte insana ukalaca değilse bile yersiz geliyor. Kadın benimle değil, sonradan gelen adamla konuşuyor. Adam kadının gözlüğünü yerden alınca, gözlüğün yarı yarıya kırık olduğunu fark ediyor. Kadın artık muhtemelen işe yaramaz hale gelen gözlüğü alıp yine öbür adamın yerden kaldırdığı alışveriş çantasının içine tıkıyor. Ben gözlüğü de çantayı da kaldırmadığım için kendimi suçluyorum. Bu hiçbir işe yaramayan özen, tam benlik bir durum.