Kader ve kazâ ilâhi bir sırdır; mahiyetinin tamamına ermek mümkün değildir. Bu ilahi sır kıyâmete kadar meçhul kalacaktır. Bu gerçeği Resûlullah (s.a.v) Efendimiz: "Kader ve kazâya yalnız imân etmeyi emredip, inceleme ve münakaşasını yasaklaması", ile konunun inceliği hatırlatılmıştır.
Ecel birdir; maktûl (öldürülen) dahi eceliyle ölür. Rızık, kulun istifade ettiği şeyler mânâsınadır; bu itibarla haram yoldan elde edilen de "rızık"tır. Herkes kendi rızkını yer; ne başkası onun rızkını yiyebilir ne de o, başkasınınkini. Rızık ile ecel, mutlaka sahibini bulacak ve erişecektir.
Muâvive (r.a.)'a hakaret etmek, onu tenkit etmek veya düşmanca sözler sarf etmek, Ehl-i Sünnet anlayışına tamamen aykırıdır. Bir Ehl-i Sünnet müslüman asla bu münakaşaya girmez ve böyle bir şeyi yapması doğru sayılmaz.