Sen, ben ve Yusuf Karşıyaka çarşı boyunca yürüyorduk, Attilâ İlhan’dan konuşuyorduk.
Çoktan geçen trene erkenden yetişmeye çalışıyorduk.
Yorgun ve yalnız sokaklar şahit.
Ben Emperyal Otel’den bir kıta okuyordum.
Zaman duruyordu biz geçiyorduk.
Attığımız her adımda eski aşklarımızı geride bırakıyorduk.
Sonra ilk adımda yeniden karşımıza çıkıyordu.
Her defasında neden sevdiğimizi anımsıyorduk.
Karanlık bir yağmur başlıyordu,
Gözlerimize sis çöküyordu
Biz delice severken ayrılıklarımızı kutsuyorduk.
Uygulamadaki okur önerilerinde "Tamerika ile benzer" türündeki ifadelere itibar etmeyiniz rica ederim. Zira buradakihiç kimse Tamerika gibi olamaz ve ona benzeyemez. 🚬☺🍺