Nihayet Atatürk Agaoğlu'na, taltif etmek için dedi ki- Agaoğlu çünkü Azerbaycanlıdır ve Karabağlıdır kendisi- "Arkadaşlar" dedi "Gelin bir oyun tertib edelim. Azerbaycan istiklal kazandı, Karabağ'da da meclis kuruldu, Ahmet Bey meclisin başkanı, siz de üyelersiniz" dedi. "Konuşalım bakalım mecliste neler konuşulur". Şimdi herkes konuşuyor, fakat Atatürk'ü tatmin eden konuşmalar yok. Bu arada Yusuf Akçura söz aldı ve fena konuşmadı ama sonunda bir pot kırdı. "Dört gecedir sabahlıyoruz, bundan daha iyi bir konuşma yapmaya imkan yok" deyince Atatürk bundan fena halde alındı. Hemen söz istedi ve başladı: "Muhterem profesörlerim, muhterem arkadaşlarım, sizi gerçekten üç döıt günden beri sabahlara kadar burada alıkoyuyorum. Sizinle beraber bulunduğum zaman ben fevkalade mutlu oluyorum. Onun için vaktin nasıl geçtiğinin farkında olmuyorum. Niçin ben tarihle meşgulüm? Türk tarihi ile meşgul oluyorum?" diye başladı ve bunu gayet güzel -ben o akşam yahut ertesi gün not etmediğime çok pişmanım- hayatımda böyle güzel bir konuşma duymuş değilim.