Hayriye, bir alıntı ekledi.
30 dk. · Kitabı okuyor

“Aşk, evvela aklından başlayıp ne var ne yok ise her şeyini birer birer terk ettiğin uzunca bir yoldur. Bu yolda kalbinden başka ihtiyaç duyabileceğin hiçbir şey yok nasıl olsa. İhtiyacı bırak, aşk yolunda olanın kalbinden ötesi perdedir, yüktür. Aslında bir yerden sonra kalbi de yüktür ama taşımaya değer tek yük bu olduğundan, sevgiliyi içinde taşımanın hatrına kendi kalbine tahammül eder insan.”

Beni Onlara Verme, Tarık Tufan (Sayfa 20 - Profil Kitap)Beni Onlara Verme, Tarık Tufan (Sayfa 20 - Profil Kitap)
Ayfer, bir alıntı ekledi.
34 dk.

Bazen her şeyi anlayabildigimi sanıyorum. Her şey normal gelmeye başlıyor. Bu beni korkutuyor..

Kekeme Çocuklar Korosu, Tarık Tufan (Sayfa 15)Kekeme Çocuklar Korosu, Tarık Tufan (Sayfa 15)

İnsanın bir şeye bağlanması çok kolay değil. Bağlandığın andan itibaren nereye gideceğini sen değil bağlılıkların belirliyor.

Tarık Tufan

hülya parlak, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Aşk, razı gelinen bir körleşme biçimidir.

Beni Onlara Verme, Tarık Tufan (Sayfa 222)Beni Onlara Verme, Tarık Tufan (Sayfa 222)
hülya parlak, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Ayrılık, insanın zaman zaman yaşadığı bir şey değil,insanın ta kendisidir.

Beni Onlara Verme, Tarık TufanBeni Onlara Verme, Tarık Tufan
Mavera, Hayal Meyal'ı inceledi.
19 Oca 2018 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tarık Tufan'ın ince ve duygulu mürekkebi... Merak edenlere, başlangıç kitabı olarak tavsiye ederim.İnce olması vesilesiyle hem yazarın anlatımını inceleme ve keşfetme hemde kolay okunabilirlik açısından güzel bir başlangıç olacaktır.

tuana cemre, bir alıntı ekledi.
19 Oca 19:54 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hevesleri
beklentileri, erteledikleri
kursağında kalmış kelimeleri
kaçırılmış bakışları
gizledikleri
bitirilmemiş mektupları
susuşları ve istemsiz veda edişleriyle
tamamlanmamış bir cümledir; İnsan

Ve Sen Kuş Olur Gidersin, Tarık TufanVe Sen Kuş Olur Gidersin, Tarık Tufan
aLi | Cahil Bilge, Bir Adam Girdi Şehre Koşarak'ı inceledi.
19 Oca 16:30 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

O sırada şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi; şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun. ﴾20﴿ (DİB. Kur’an-i Kerim Meali, Yâsin Suresi, 20)

Merhaba kitapseverler, küresel dünyada uzun zamandır kendisini tanısam da bu, yazarın okuduğum ilk kitabı. Kitap içerisinde “spoiler” -okurbozan, okurkaçıran ya da okurayartan- vardır.

Kitap ismini yukarıda yazmış olduğum ayetten almakta ve bana göre her ne kadar şehrin öbür uçundan koşarak gelmese de, modern/kentli hayatın tam göbeğinden fırlamış ve bu misyonu yüklenmiş bir kitaptır kendisi. İçerisinde, modern hayatın hengâmesinden kendini kaybeden insana naif bir şekilde seslenen birbirinden güzel denemeler var. Denemeler son derece kısa ama içerik olarak dolu ve net.
Yazarımız Tarık Tufan ilksöz’üne; “Yakama yapışan cümleleri yazdım. Bir cümle insanın yakasına yapışır mı demeyin, yapışır.” diyerek başlıyor ve adeta kendi yakasına yapışan cümleleri hissettirmeden bizim yakamıza iliştiriyor. Hemen kitabı açıyorum ve size işte örnek: “Çünkü en iyi o kadınlar bilirler ki, bu ülkenin genç ve güzel kızları hüzne en yakın insanlardır. Bu topraklar da güzel kadınların yaşamaları muhtemel çok acı vardır.” Bu alıntı daha önce üçüncü sayfa, son zamanlarda birinci ve ikince sayfa çıkan “kadına şiddet” haberlerine ne kadar da uyuyor. Şiddetin kadını, erkeği, çocuğu ve hatta hiçbir meramını anlatamayan hayvana yapılanı bile olmaz biliyorum ama bazı coğrafyalarda kadın olmak gerçekten zor. Daha doğrusu artık kadın olsun erkek olsun modern insan için daha zor olanı galiba sadece İNSAN olmak, evet sadece İNSAN OLMAK.

Tarık Tufan’ın sesinde bir taşralılık hissettim ben. Bu ses, kentli yaşamından sıkılmış kendini bir an önce toprağa yani öze, insanın kendisine salmak istiyor. Taşra deyince aklıma iflah olmaz bir taşra savunucusu olan Anadolu’nun güzel hikâyecisi Mustafa Kutlu geliyor hemen. (Kutlu okumaya açık davet)

Yazarımız modern hayatta her şeyin otomatik olduğunu ancak aşkın ve dostlukların kurmalı saat gibi sürekli kurulması ve ilgilenilmesi gerektiğini şu ifadelerle çok güzel aktarmış bize. “Modern hayat; otomatik, mekanik, tekdüze, tek sesli, naylon, kokusuz, steril, tek frekanslı aşkları dayatıyor hepimize. Oysa aşk, masa üstündeki kurmalı saattir. Gözlerine bakmayı, ellerine dokunmayı gerektirir. Dostluklar da böyle bir yanıyla. Siz sınırsınız ki, o eski dostlar bıraktığınız yerde aynı mekanik döngüyü sürdürürler.
Öyle değil.
Dostlar da kurmalı saatler gibidir; onların da kalplerine dokunmalısınız.” çok güzel aktarmış bize.

Şehrin öbür ucundaki adamı beklemeden kendimize, sevgimize ve sevdiklerimize sahip çıkmak dileği ile….
Sevgi ve saygılar.

Ebru korkmaz, bir alıntı ekledi.
19 Oca 15:40 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Hayatı yığınla grafikten, yatay ve Dikey eğrilerden ibaret sayan bir zamanda yaşıyoruz. Matematik bilmeyenlerin tutunamadığı bir çağ

Kekeme Çocuklar Korosu, Tarık Tufan (Sayfa 95)Kekeme Çocuklar Korosu, Tarık Tufan (Sayfa 95)