Mâsiva, bir alıntı ekledi.
45 dk. · Kitabı okuyor

İnsan kendini öldürmeyi başarınca,bir başkasını öldürmek fikri o kadar da zor,o kadar da kötü gelmiyor.

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 116)Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 116)
Mâsiva, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Bir kapana sıkıştığım düşüncesi içimi acıtıyor,öfkemi büyütüyordu,hırsımdan sürekli ağlamak geçiyordu içimden.

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 105)Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 105)
Mâsiva, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Yalnızlık,insanı ve evi sessizleştiriyor. Hayatı da. Dışarıdan gelen hiçbir gürültünün şiddeti,yalnızlığın uçsuz bucaksız sessizliğini bozmaya yetmiyor.

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 104 - Profil)Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 104 - Profil)

Mat bir gündü. İnsanın içine sıkıntı veren cinsten. Yağmurun hemen sonrası. Göklere dokunsak yağmur yine bardaktan boşalırcasına üzerimize yağacaktı. Konuşsak yağmur yağacaktı yeniden. Pencereden dışarı çevirsek bakışlarımızı yağmur yağacaktı. Birimiz ayağa kalksa, bir diğerimiz gözlerini sıkı sıkıya yumsa. derin bir iç çeksek, ellerimizle yüzümüzü kapasak, geçmişe dalsak durduğumuz yerde yağmur yağacaktı.
Ne yaparsak yapalım gök üzerimize yağacaktı.
Ne yaparsak yapalım kent üzerimize yağacaktı.
Albümlerde bekleşen fotoğraflar, apartman saçaklarına sinmiş taslar, çöp kutularının altlarına sığınmış kediler, kitap aralarına iliştirdiğimiz çiçekler, fanilaların kenarına iliştirilmiş muskalar üzerimize yağacaktı.
Hayat, aramızda kalmış utangaç bir çocuktu sanki.
Kent susmuş ve söylenecek bir çift lafın merakına dalmıştı.
Susuyorduk öylece.
Göz göze gelsek kör olacaktık. Konuşsak sözler
bitecekti Ve söylenecek bir çift söz kalsın diye konuşmuyorduk. Geriye dönebilecek bir adım kalsın diye. Yeniden başlayabilecek bir söz kalsın diye susuyorduk, konuşmuyorduk.
Bir konuşsak gök üzerimize yağacaktı.
Bir konuşsak kent üzerimize yağacaktı.
Gelinlik giymemiş genç kızların yüzü kararacak, ıslak asfalta oturmuş yaşlı adam bir daha kalkmayacaktı. Üzerimizde binlerce göz, odanın her yanında binlerce kulak, hepsi durmuş ve ilk sözün tedirginliğini yaşıyordu.
Henüz akşam olmadığı halde ortalığı uğursuz bir karanlık kaplamıştı. Bir sokakta yalnız başına bırakılmış gibiydik. İlk kez bunca zamandır kapı çalınmıyor, telefon çalmıyor, sokak satıcıları bağırmıyor, okuldan dönen çocukların sesi soluğu çıkmıyordu. Sessizlikten ilk defa korkuyordum.
Hayat, herkesin sustuğu bir anda kulaklarımızı yırtan bir çocuk ağlamasıydı.
Ah çocuk zamanlarım!
Çokomel kutusuyla yakalayıp, örümcek ağına attığım sineklerin çığlıkları, bilet parası bulamadığım zaman otobüse kaçak binmenin tedirgin edici aceleciliği, öğle paydoslarında bir çorbayla yenilen bir bütün ekmeğin utancı. Orda olmaktan başka, her zaman diliminde olmaya razıydım. Yaşanmış tüm korkuları, boğazıma saL rılan tüm tedirginlikleri, burnumu sızlatan tüm ağlayışlarımı yeniden yaşamaya razıydım.
Mat bir gündü.
İnsanın içine sıkıntı veren cinsten Gözlerimizi kaçırıyorduk. Mülteci kampları ekmeksiz kalıyor, hücrelerde kısık sesli ölüm öyküleri anlatılıyordu. Biz susup son sözü dilimizde saklıyorduk. Son sözü ağzımızda topluyorduk.
Konuşsak, gece üzerimize yağacaktı.
Konuşsak, kentin gözyaşlarıyla sırılsıklam olacaktık.
Konuşsak, akşamüstü koşuşturmaları kalbimizi paramparça edecekti.
Köşede üstüste yığılmış duran kitaplar, kültablasında birikmiş sigara izmaritleri, kapakları açık kalmış albümler, kanal düğmesi kopuk radyo, gözlerini üzerimizden kaçırıyordu. Odada ne varsa başka yana çeviriyordu gözlerini.
Mat bir gündü.
Aslında biz ne yaparsak yapalım kent üzerimize yağacaktı. Başını yerden kaldırdın ve gök gürledi. Özenle yazılmış mektuplar, akrebi yorgun saat, duvardaki solgun poster, sararmış tül perde savruldu.
Gittin ve kent üzerime yağdı.
Gittin, kent gözlerimden boşaldı.
Gittin ve hemen ardından yağmur yağdı…

Tarık Tufan

Ebru korkmaz, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sen adımını attığın andan itibaren Hira dinginligine dönüşecek ortalık

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak, Tarık TufanBir Adam Girdi Şehre Koşarak, Tarık Tufan
Kutlu Gür, Hayal Meyal'ı inceledi.
Dün 01:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tarık Tufan’ın okuduğum ikinci kitabıydı ve hiç bitmesini istemediğim bir kitaptı Hayal Meyal. Çok enteresan bir konusu yoktu fakat o kadar güzel ve akıcı bir dille yazılmış ki sayfaların arasında kayboldum sanki. Altını çizdiğim birçok cümleler oldu ve gerçekten etkilendiğimi söyleyebilirim. Sizde hüzünlü, duygu yüklü bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız okumalısınız .

Gölge Hanımefendi, bir alıntı ekledi.
Dün 00:11 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Terk ettiğiniz bir yere dönmek olanaksızdır. Dönmeyi başarabilseniz de ,oranın aslında bıraktığınız yer olmadıgını fark edersiniz. Ne geri döndüğünüz yer o eski yer , ne de geri dönen sizsinizdir.

Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 33)Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 33)
Gölge Hanımefendi, bir alıntı ekledi.
Dün 00:09 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gerçeği yaşamak, söylemek kadar kolay olmaz hiçbir zaman. Bizim dünyamızdaki bazı gerçekler yalnızca başkalarının yaşaması içindir.

Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 32)Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 32)
Merve Çağlayan, bir alıntı ekledi.
23 Eyl 22:30 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Yoksa kader dediğimiz şey o anda yaptığımız anlık, küçük tercih midir?

Ve Sen Kuş Olur Gidersin, Tarık TufanVe Sen Kuş Olur Gidersin, Tarık Tufan