Kelimelerin ardına saklanan sessizlikleri, gözlerin söyleyemediği hikâyeleri ve yüreğin en derin yaralarını cümlelere dönüştüren Gizli Yaram romanının yazarı.
“Bir insanı kaybetmek onun gitmesiyle değil, artık seni eskisi gibi hissettirmemesiyle başlar. Ben o hissi kaybettiğim günü hatırlıyorum. O günden sonra hiçbir şey aynı olmadı; ben bile.”
“Gece olunca kafamda aynı soru dönüyordu: Nerede yanlış yaptım? Cevap hiçbir zaman gelmedi. Çünkü yanlış bende değildi; yanlış, beni görmezden gelenlerdeydi. Ama yine de suçun tamamını kendi omuzlarıma yükledim.”
“En çok güvendiğim insan, en çok canımı acıtan kişi oldu. Beni kırmak için bir şey yapmasına gerek yoktu; hiçbir şey yapmaması yetti. Yokluğu, varlığından daha çok acıttı.”