Taşköprülüzade'den
"İnsanların değerini takdir etmediği hissine kapılıp üzülen kendi üzerine yeteri kadar tefekkür etmemiş demektir."
Sayfa 161·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat
I. Ahmed Han'ın ölümü üzerine 22 Kasım 1617 günü sabah namazından önce Divan-ı Hümayun toplandı.Görüşmeler neticesinde Osmanlı padişahlarının on yedincisi olarak 1. Mustafa'nın cülusu uygun
Taşköprülüzâde Mehmet Kemâlüddin Efendi'nin «Tuhfet-ül-ahbab» yayut «Târîhi sâf» ismindeki eserinin 1287 İstanbul tab'ının birinci cüz'ünün 22-23 üncü sahîfelerinde Orhan Gazi'den bahsedilirken bu nokta şöyle tesbît edilmektedir: «Beyt-ül-mâl'den bir habbe harcetmemişlerdir... ve harâc ve a'şâr-ı şer'iyye akçalarını ki Beyt-ül-mâldir, taşra hazîneye kodururlar imiş kendi mâl-i helâli olmayınca iç-hazîneye komazlar imiş».
Sayfa 100 - Sucuoğlu Matbaası 1964 Baskısı·Kitabı okudu
Ahlâk ilminin tarifi, övülen huyları kazanmak ve yerilen huyları terketmek için bu huylara dair bilgidir. Ahlâk ilminin konusu; övülenlerin, yerilenlerle değiş-tirilmesi bakımından insan huylarıdır.
Sayfa 30
Kanuni devri
... Kemal Paşazadei Celalzade, Ebussuud Efendi, Zembilli Ali Cemâlî Efendi, Pirî Reis, Taşköprülüzade, İbrahim Çelebi, Molla Hayrüddin ve daha nice bilginler Kanuni devrini ışıklandırmışlar, kendilerinden sonra geleceklere eserleriyle/keşifleriyle yol göstermişlerdir. Bu devirde İngiltere'den Osmanlı Devleti'nin merkezi olan İstanbul'a bir heyet gelmiş, Osmanlı hukuk sistemini incelemiş ve bu sistem İngiltere kanunlarının temeli yapılmıştır...
Sayfa 181 - Nesil Yayınları, 15. Baskı, Nisan 2008·Kitabı okudu
Tarih
Anlatıldığına göre, Molla Fenâri, Târîh-i İskender'i nazma çeken Ahmedi Efendi ve tıp konusundaki Kitâbu'ş- Şifâ'nın  yazarı Hacı Paşa ile birlikte Ekmeleddin Efendi'den ders alıyorlardı. Bir gün hep beraber Allah dostlarından birini ziyarete gittiler. Bu zât onlara bakarak Ahmedi Efendi'ye, “Sen zamanını şiirle harcayacaksın.”, Hacı Paşa'ya, “Sen ömrün boyunca tıp ilmiyle uğraşacaksın.”, Molla Fenâri'ye ise, “Sen de din ve dünya ile ilim ve takvâ liderliğini bir araya getireceksin.” dedi. Nitekim dediği gibi de oldu. Zira Ahmedî Efendi, Germiyanoğlu Beyi ile arkadaşlık etti. Bu yüzden de şiirle meşgul oldu. Hacı Paşa bir hastalığa yakalandı ve bu hastalığı onu tıpla uğraşmaya mecbur bıraktı.