“Ara sıra bana kremalı börek almam için para veriyorsunuz, değil mi?”
“Sana her gün para verebilirim. Ama sen…”
“Sizden her gün para alamam.”
“Neden?”
“Çünkü kahvaltı edecek parası olmayan başka çocuklar da var.”
“Ağlamak kötü bir şey mi?”
“Ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. Neden sordun?”
“Bilmiyorum. Bir türlü alışamadım. Sanki yüreğim boş bir kafes…”
Bir süre bu iş yerini düşündüm. Orayı sevmiyordum. Sabah insanın içini kasvetle dolduran düdüğü saat beşte daha da iğrenç geliyordu. Orası her gün insanları yutan, akşam olunca da çok yorulmuş insanlar kusan bir canavardı.