Beysa

Beysa
@tdcmo
18 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
Şövalye Oldu
"Don Quijote bu nasihatleri derhal yerine getirmeye söz verdi. Ardından, hanın yan tarafında bulunan büyük bir avluda silah nöbeti tutmak üzere emir aldı. Bir kuyunun yanı başındaki tekneye
Sayfa 62
Reklam
Şövalye Oluyor
"Don Quijote, hanın birkaç lokmalık yemeğini hızla bitirerek hancıyı çağırdı ve onunla birlikte ahıra kapanıp önünde diz çöktü, konuşmaya başladı: "Yiğit şövalye, şerefinize şeref katacak, insanoğlunun yararına katkısı olacak ricamı kabul etmediğiniz sürece, bu olduğum yerden kıpırdamayacağım." Konuğunu ayaklarının dibinde diz çökmüş halde gören ve bu sözleri duyan hancı, şaşkınlıkla Don Quijote'ye bakıyor, ne yapacağını, ne diyeceğini bilemiyor, ayağa kalkması için ısrar ediyordu. Don Quijote katiyen kalkmıyordu, sonunda hancı ricasını kabul ettiğini söylemek zorunda kaldı. "Soylu efendim, ben de majestelerinden bunu bekliyordum," dedi Don Quijote. "Cömertçe kabul ettiğiniz ricam şudur: Yarın bana şövalye unvanı bağışlayın; bu gece şatonuzun kilisesinde silahların başında nöbet tutayım; yarın da, dediğim gibi, en büyük isteğim yerine gelsin ki, gerektiği şekilde dünyanın dört bir yanına serüven aramaya, şövalyeliğe, bir gezgin şövalyeye yakışır şekilde, yardıma muhtaç olanlara hizmet etmeye gideyim; istidadım bu yöndedir." Daha önce de dediğimiz gibi biraz hınzır olan ve konuğunun aklının pek yerinde olmadığını sezen hancı, bu sözleri duyunca tahmininde yanılmadığını anladı. O gece gülünecek bir şey olsun diye, istediğini yapmaya karar verdi ve isteklerinde, ricasında çok haklı olduğunu, heybetli görünümünden de belli olduğu üzre, onun gibi yiğit bir şövalye için bu arzunun çok tabii olduğunu söyledi."
Sayfa 61
Alıntı
Köyünden Çıktı
"Ve bir sabah güneş doğmadan (temmuz ayının sıcak günlerinden biriydi), niyetinden hiç kimseyi haberdar etmeden, kimseye görünmeden, zırhını kuşandı, Rocinante'ye bindi, başında iğreti miğferi, elinde kalkanıyla mızrağı, avlunun arka kapısından kırlara çıktı; tasarılarını ne kadar büyük bir kolaylıkla uygulamaya başladığını görmek, içini müthiş bir memnuniyet ve sevinçle doldurmuştu. Ama yola daha yeni koyulmuştu ki, korkunç bir düşünce geldi aklına; hatta neredeyse başladığı işten vazgeçecekti: Şövalye unvanı taşımadığını hatırladı; şövalyelik yasalarına göre, herhangi bir şövalyeyle savaşamazdı, savaşmamalıydı. Şövalye unvanı olsaydı bile, acemi şövalye sıfatıyla, bileğinin gücüyle hak kazanmaya kadar armasız kalkan taşıması, beyaz zırh giymesi gerekiyordu. Bu düşünceler kararlılığını biraz sarstı, ama çılgınlığı her tür mantıktan güçlü olduğundan, ilk rastladığı şövalyenin kendisine şövalye unvanı verebileceğini düşündü; okuduğu kitaplarda birçok şövalye aynı şeyi yapmıştı. Beyaz zırh meselesine gelince, zırhını ilk fırsatta öyle bir temizleyecekti ki, parıltısı göz kamaştıracaktı. Böylece sakinleşti ve yoluna devam etti; atı hangi yolu izlemek istiyorsa o yolu izledi, serüven denen şeyin anlamı bu diye düşünüyordu."
Sayfa 55
Alıntı
Don Quijote Olmak
"İlk işi, büyükdedelerinden kalma, paslanmış, küf tutmuş, yüzyıllardır bir köşede unutulmuş zırhları temizlemek oldu. Onları temizledi, elinden geldiğince onardı, ama büyük bir kusurları
Sayfa 53
Alıntı
Don Quijote Olabilmek
"Şunu söylemek gerekir ki, sözünü ettiğimiz asilzade, boş zamanlarında (yani yılın büyük bölümünde) şövalye romansları okumaya o kadar merak saldı ki, avlanmayı ve çiftliğini yönetmeyi neredeyse tamamen unuttu. Merakı ve bu konudaki aşırılığı öyle bir noktaya vardı ki, dönümlerce arazi satıp, okumak üzere şövalyelikle ilgili kitaplar aldı; bu konuda ne kadar kitap varsa evine yığdı." "Nitekim tamamen kaybettiği aklına dünyanın en çılgınca fikri geldi ve hem şerefini yüceltmek, hem de ülkesine hizmet etmek amacıyla, gezgin şövalye olmayı uygun ve hatta gerekli buldu. Zırhını kuşanıp atına binerek dünyayı dolaşacak, serüven peşinde koşacak, okuduğu kitaplarda gezgin şövalyelerin yaptığı her şeyi yapacak, bütün haksızlıkları düzeltecek, tehlikeleri göğüsleyecek ve bu sayede, ebedi şan ve şöhret kazanacaktı."
Sayfa 51
Alıntı
Reklam