Hesap günü, Allah kendisine: "Benim için ne yaptın?" diye sorduğunda, namaz kıldım, zekât verdim, vb. diye ibadetlerini dermeyan eden kimseye bu ibadetleri ancak kendi nefsini kurtarmak için yapmış olduğu hatırlatılır. Çünkü bu ibadetlere muhtaç olan Allah değil, fakat kendisidir. Öyleyse Müslüman, Allah için ne yap-mış olmalıdır? Ne yapması gerekir?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İslâm, Müslümanları kâfirlere benzemekten men etmektedir. Bu, her Müslüman için genel bir hüküm mahiyetindedir. Giyim kuşamdan başlayarak yemek yeme tarzına, selamlaşmaya, beşerî ilişkilerdeki tavırlara kadar, günlük ve bireysel yaşantıdan toplum düzenini yöneten her çeşit kurallara kadar, İslâmî nasslara bağlı kalarak yaşamak, Müslümanları bir bakıma kâfirlere benzemekten kendiliğinden alıkoyar. Bu hükümlere bağlı kalarak yaşandığında Müslüman, kâfirlere benzemekten ve onlara özenmekten zaten kendiliğinden korunmuş olur.
"Din adamı" gibi, mesela "dinî ibadetlerimiz" veya "dini günler" vs. ifadelere de rastlanmaktadır. Bir bakışta yanlışlığı hissedilmeyecek kadar örtülü olan bu ifadeler, dini, dünya işlerinden veya dünyadan ayrı gören bir telakkinin varlığını işaret etmektedir.
Günümüz Müslümanlarına Ebu Talip kompleksinin yansıdığına tanık oluyoruz. Ebu Talip, Mekkeli kadınların kendisine "atalarının dininden döndü derler" kaygısıyla kelimeişehadet getirmekten kaçınmıştı. Şimdi kimileri de Ebu Talip'in bu mülahazasını benimsemiş görünüyor. Onlar da Ebu Talip gibi birtakım "ilmî safsatalara" bakarak teslimiyetten kaçınıyor.