Özlem Kaya

Tarihsel açıdan önemli gerçeklikler genellikle tamamıyla imkansız diye başlar.Ve bizim bir şeyin nasıl gerçek olabileceğine akıl erdiremememiz o şeyin gerçekliğini gözlemleyemeyeceğimiz anlamına gelmez.Newton yerçekimi sayesinde denizlerin yerinde durduğunu açıklamadan iki bin yıl önce eski Yunanlılar dünyanın yuvarlak olduğunu ilan etmişti.
Sayfa 236·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
"Bir sığırcık sürüsünü bir sürü kuş olarak değil de tek bir organizma olarak kabul ederseniz senkronizasyonda şaşırtıcı bir taraf görmezsiniz.Sığırcıklar aynı anda hareket ediyorlar çünkü birbirine bağlı bir sistemleri var.Ayrı değiller.Tıpkı birleşerek bizi oluşturan vücudumuzdaki hücreler gibi.” Faukman etkilenmiş görünüyordu. Katherine heyecanlı bir sesle, “Aynı şeyin biz insanlar için de geçerli olduğuna inanıyorum,” demişti.”Kendimizi yalnız bireyler olarak görüyoruz ama aslında daha büyük bir organizmanın parçalarıyız.Hissettiğimiz yalnızlığımızın sebebi, gerçeği göremeyişimiz.Aslında bütüne entegre olmuşuz.Ayrı oluşumuz bizim ortak yanılgımız.” “Ama bu benim fikrim değil,” deyip başını iki yana sallamıştı.”İşte tarihin en büyük dehalarından biri.” Ekranda Albert Einstein’ın bir sözü belirdi. İnsan bizim evren dediğimiz bütünün bir parçasıdır. İnsan kendisini, düşüncelerini ve duygularını diğerlerinden ayrı görür. Bu kendi bilincinin bir çeşit optik yanılsamasıdır. Ve bu yanılsama bizim hapishanemizdir.
Sayfa 210·Kitabı okuyor
Alıntı
Vel mızrağı güç anlamına gelen bir Hindu sembolüdür.Mızrağın sivri ucu aydınlanmayı, keskin bir zihinle cehaletin karanlığını delip geçen ve düşmanları alt eden yüce bir sezgiyi temsil eder. ….. "Sembologlarla noetik bilimcilerin birbirleri için yaratıldığı kesin.”
Sayfa 175·Kitabı okuyor
Alıntı
Langdon ölümden sonraki hayatın her türden kalıcı manevi inancın dayanak noktası olduğunun farkındaydı.Hristiyanların gökleri, Yahudilerin gilgul’u, Müslümanların cenneti,Hindulerin ve Budistlerin devaloka’sı,Yeni Çağ filozoflarının geçmiş yaşamları,Platon’un metampsikoz’u vardı.Tüm spiritüel felsefelerdeki değişmez nokta ruhun ebedi olmasıydı.Buna rağmen ölümden sonrası yaşama inanma noktasına gelince Langdon kendini materyalistlere daha yakın görüyordu.Ölümden sonraki yaşam düşüncesi ona göre huzur verici bir hikayedir başa çıkma yöntemiydi ve Gessner’ın sorusuna samimi bie yanıt vermesi gerekirse…Ölümden dönme deneyimleri…hal,s,nasyondan ibaretti…
Sayfa 172·Kitabı okuyor
Alıntı
Vincent van Gogh,Agatha Christie,Sokrates ve Fyodor Dostoyevski gibi en yaratıcı dehalardan bazıları epileptikti.Rus yazar geçirdiği epilepsi nöbetlerini “normal bir zihnin düşünemeyeceği bir mutluluk ve ahenk” diye açıklamıştı.Diğerleri ise nöbetleri “ilahi bir mutluluk ve ahenk “,”zihni bedenin sınırlarından kurtaran bir mutluluk”, “gerçekdışı yaratıcılık patlamaları” diye tanımlamıştır.
Sayfa 129·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam