Langdon ölümden sonraki hayatın her türden kalıcı manevi inancın dayanak noktası olduğunun farkındaydı.Hristiyanların gökleri, Yahudilerin gilgul’u, Müslümanların cenneti,Hindulerin ve Budistlerin devaloka’sı,Yeni Çağ filozoflarının geçmiş yaşamları,Platon’un metampsikoz’u vardı.Tüm spiritüel felsefelerdeki değişmez nokta ruhun ebedi olmasıydı.Buna rağmen ölümden sonrası yaşama inanma noktasına gelince Langdon kendini materyalistlere daha yakın görüyordu.Ölümden sonraki yaşam düşüncesi ona göre huzur verici bir hikayedir başa çıkma yöntemiydi ve Gessner’ın sorusuna samimi bie yanıt vermesi gerekirse…Ölümden dönme deneyimleri…hal,s,nasyondan ibaretti…