Köprünün başında,hemen sağ tarafta,ortaçağdan ayakta kalan tek eser olan Judith Kulesi yükseliyordu.Biraz daha uzakta, on dördüncü yüzyıldan kalma “yeni” nöbetçi kulesi vardı.Habsburgların hakimiyetini sorgulayacak olanlara ibret olması açısından mızrakların ucunda kesik başların sergilendiği kule burasıydı.
Prag’ın kelime anlamı “eşik”ti ve Langdon buraya her geldiğinde bir eşikten geçtiğini hissederdi.Bu büyülü şehir yüzyıllar boyunca mistisizm,hayaletler ve ruhlarla anılmıştı.Bugün bile rehber kitaplar şehrin, algısı açık olanların hissedildiği olağanüstü bir havası olduğunu yazıyordu.