Gün olur,
anlarsın ki;
bazı vedalar,
bazı başlangıçlardan
daha hayırlıdır.
Kimi insanlar,
hayatına bir öğretmen gibi gelir.
Sana iyiyi, güzeli, doğruyu gösterir.
Sonra sessizce çıkar gider.
Ve sen,
onunla öğrendiklerinle
yoluna devam edersin.
İşte büyümek budur.
Kayıplarınla değil,
kazandığın seninle var olabilmektir.
İmgeler var olma ve uyum sağlama mücadelesinin binlerce yıllık tecrübesinin tortularıdır. Hayatta her önemli tecrübe, her derin çatışma bu imgelerin biriken hazinesini harekete geçirir, içlerinde kümeleşmeye neden olur. Ama birey kendinin çok farkındaysa ve körü körüne yaşamaktansa kazandığı tecrübeleri düşündüğünü de anlama gücüne sahipse bunlar bilince ulaşabilir. Körü körüne yaşadığında insan miti ve simgeyi bilmeden yaşar.
Hz. Osman Dönemi'nden başlayarak günümüze kadar kesintisiz bir İslam tarihi okuması yapanlar, çok üstüne düşmeselerdahi hemen her devirde iltimasın ne kadar sıradanlaştığına ve bazen de din adamları tarafından nasıl meşrulaştırıldığına ve mazur gösterildiğine tanıklık edeceklerdir. Bununla kalmayıp özellikle devletin yönetim ve denetim makamlarının dağıtımınıdaki gayrimeşru geleneklerle ilgili meşrulaştırmalarda güven ve itibar gibi kavramların içinin nasıl boşaltıldığını ve saf çıkar uğruna her türden değerin nasıl istismar edildiğini de ilmelyakin tecrübe etmek durumunda kalacaklardır. "s.117